Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/67 Esas
KARAR NO : 2026/652

DAVA :Alacak
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili müteveffa ...’ın mirasçıları olduğunu, müteveffa ... ile müvekkili ... adına ... ortak 3 ayrı kar ve zarara katılma hesabı açıldığını, Müteveffa ... ile ... A.Ş arasında 11.01.2011 tarihinde temlik sözleşmesi akdedildiğini, Müteveffa ...’ın ... Kar ve Zarara Katılma hesaplarındaki tüm alacakları ... A.Ş’ye devredildiğini, toplam bakiye alacak 3.981 USD ve 11.737,22 Euro olduğunu, öncelikle temlik sözleşmesi yalnızca ortak hesap sahiplerinden ... ile akdedildiğini, diğer ortak hesap sahibi ... ile temlik sözleşme imzalanmadığını, bu sebeple ...’ın bakiye alacakları açısından tasfiye halinde ihlas finans kurumunun sorumluluğu devam etmekte olduğunu, her ne kadar tarafına şifahen “ortak hesap tek hesap haline getirilmiştir” şeklinde beyan edilmiş ise de, ortak hesabın tek hesaba çevirilmesine müvekkili ...’ın rızasını içerir yazılı sözleşme tarafımıza sunulamadığını, yargılama esnasında ...'ın alacaklarının tasfiye halinde ... uhdesinde olduğuna karar verilmesi halinde ise tüm bakiye alacağın 3.981,00 USD ve 11.737,22 EURO alacağın faizi ile birlikte tarafına ödenmesi gerektiğini, Müteveffa ... ile ... A.Ş arasında 11.01.2011 tarihinde akdedilen temlik sözleşmesinde alacağın mütevaffaya belirli tarihlerde taksit şeklinde ödenmesi kararlaştırıldığını müteveffaya hiç bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple müvekkili adına dava tarihinden geriye dönük olarak 10 yıllık zamanaşımı içerisinde kalan 9.712 EURO bakiye alacağın tarafına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Görevsizlik itirazında bulunduklarını görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, dayanak sözleşmenin hükümsüz olduğunu, dava tarihi itibarıyla iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek; davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yerleşim yerinin bağlı bulunduğu Adliyenin ... Adliyesi olduğunu, dolayısıyla, davalı Şirket hakkında açılacak olan davaların ... Mahkemelerinde açılmasının zorunlu olduğunu bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davalı şirketin bir ticaret şirketi olması ve davacı ile Müvekkil Kurum arasındaki ilişkinin bankacılık işlemleri kapsamındaki akitten kaynaklanan ticari iş niteliğinde olması sebebiyle görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu ve davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, mütevefa ...'ın davalı Şirket nezdinde bulunan kar ve zarar ortaklığından kaynaklı hesabını 10.01.2011 tarihinde diğer davalı firmaya devir ve temlik etmiş olduğunu, bu bağlamda müvekkil kurumun huzurdaki davada taraf sıfatının da bulunmamakta olup davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, bir an için sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilse dahi, davacının kesinleşmiş muaccel bir alacağı bulunmadığından tasfiye sonuçlanmadan alacağın talep edilmesinin mümkün olmadığını davanın bu yönden de reddinin gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle; ... Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın yetki yönünden reddine, görev yönünden davanın reddine, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun davasının zaman aşımı ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri, kötü niyetli davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile vekalet ücretinin de davacı yana yüklenmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE: Eldeki dava, alacak davasıdır.
Davacılar vekili mahkememize verdiği 03/04/2026 tarihli sözleşme ile davanın taraflarının anlaşma sağladığını belirtmiş ve sulh sözleşmesini dosyaya sunmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili 07/04/2026 tarihli dilekçesi ile davacının feragatini kabul ettiklerini ve yargılama masrafı talep etmediklerini belirtmiştir.
Mahkememizin 24/06/2026 tarihli celsesinde sulh protokolü kapsamında davalılar tarafından yapılan ödemenin yapılmasının beklenilmesine karar verilmiştir.
Davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş. vekili 06/10/2026 tarihli dilekçesi ile davacının feragatini kabul ettiklerini ve yargılama masrafı talep etmediklerini belirtmiştir.
Davacılar vekili sunduğu 12/10/2026 tarihli dilekçesi ile davalı ... tarafından sözleşmede kararlaştırılan ödemelerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini belirterek sulh sözleşmesi kapsamında davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı yanın davasından feragat ettiği ve vekaletnamesinde de bu konuda yetki olduğu anlaşılmakla vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, davacı yanın sulh kapsamında davadan feragat ettiği anlaşılmakla arabuluculuk ücreti davalılar üzerinde bırakılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 488 TL. harçtan 3.571,08 TL peşin harcın mahsubu ile artan 3.083,08 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Taraflarca vekalet ücreti talep edilmediğinden, vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
4-Talep doğrultusunda tarafların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden iki tane arabuluculuk dosyası için Arabuluculara ödenen toplam 3.360 TL ücretin tamamının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın, karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/10/2026

Katip
¸e-imzalıdır


Hakim
¸e-imzalıdır


* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.