Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/691
KARAR NO : 2026/885

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 27/08/2025
KARAR TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinde ...-... vadeli ... ... ZMMS sigorta poliçesi bulunan ... Şti'ne ait ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... tarihinde ... ... Mahallesinde ... plakalı araçla çarpışmak suretiyle ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tarihinde tanzim edilen trafik kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda tek ve ağır kusurlu olduğunu, karayolunun tersi istikametinde seyir eden aracın kaza yapmasının kaçınılmaz olduğunu, söz konusu kaza nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili şirketçe ... tarihinde ... TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketçe yapılan ödemenin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi olan ... TL ile birlikte rücuen tahsili için Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça itiraz edilerek takibin durduğunu bildirerek davanın kabulü ile davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, araç satış sözleşmesi, araç ruhsat fotokopileri delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce davacı sigorta şirketinden hasar dosyası dosyamız arasına celbedilmiş, Uyap sistemi üzerinden Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmak ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tüm deliller toplanmıştır.
Dava, ZMMS sigorta poliçesi kapsamında 3. kişilere yapılan ödemelerin sigortalıdan ağır kusur nedenine dayalı rücu kapsamında tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe, borca, işlemiş faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu, davanın serisi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce kusur oranlarının tespiti, davalı araç sürücüsünün ağır kusurlu olup olmadığı, davacının ağır kusur sebebine dayalı rücu talebinde bulunup bulunamayacağı, davacının icra dosyası ile talep ettiği alacağının yapılan ödemeler ile uyumlu olup olmadığı, davacının talep edebileceği alacak miktarının hesaplanması hususunda Makine Mühendisi, Adli Trafik bilirkişisi ve Sigorta Mevzuatı Uzmanı'dan oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, bilirkişi heyetinin ... tarihli raporunda;
Hasar Tutarı Yönünden:
Rapora konu kaza sonucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin KDV Hariç ... TL tutarında olduğu, aracın söküm ve onarım aşamasında ilave parçaların çıkabileceği ve hasar maliyetinin artabileceği, aracın genel görünümü, teknik olarak hasar gören parçaların onarım sonrasında gerekli teknik standardizasyonu sağlayamayacağı gibi hususlar dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik/ teknik olarak mümkün olmadığı tespit edilerek, bu şartlarda aracın onarımı halinde, lüzumlu parça ve işçilik bedelleri dikkate alındığında aracın piyasa rayiç değerine yaklaştığı ve onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğinden hasarlı vaziyetteki ederi şekli ile değerlendirilmesi gerektiği, aracın piyasa rayiç değerinin ... TL olduğu, piyasa şartlarında ... TL sovtaj bedeli oluştuğu tespit edilmiş olup, aracın ağır hasarlı pert-total olarak değerlendirilerek trafikten çekme belgesinin çıkartılması gerektiği, tespit edilen ... TL hasar bedelini davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı karşı taraf araç sahibine ödendiği, yapılan bu ödemenin olay tarihi itibari ile piyasa rayiçlerinde meydana gelen hasarla uygun ve uyumlu olduğu,
Kusur yönünden ; Bu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/h bendinde belirtilen Tekyönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek zorundadırlar kuralını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...’in herhangi bir kural ihlalinin olmadığı,
Sigorta mevzuatı yönünden ; Davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK. 46/h maddesini ihlal ettiği,
Yüksek Yargı kararlarına göre, ters yönde seyretmenin bilinci taksir ve ağır kusur sayıldığı, Trafik sigortası genel şartlarına göre, ağır kusurun rücu sebebi olduğu, şerit ihlalinin (ters yönde seyretmek) ağır kusur sayılıp, sayılmayacağı hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir. İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 95/2. maddesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçelerin tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. maddesinde sigortacının, sigorta ettirene rücu nedenleri sayılmış olup maddenin (a) bendinde "Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise" denilmek suretiyle, bu durumda sigortacının, sigortalı işletene rücu edebileceği kabul edilmiştir. Bu tür olaylarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yüklülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için kasıt veya ağır kusurdan söz edilmiş, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde belirtilen ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmekte, aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en basit dikkat ve özenin gösterilmemesi şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hâl ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara tam bir aldırmazlık söz konusudur. Ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre de ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olarak; kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmektedir (Bkz. Yargıtay HGK'nın 29/01/2019 tarihli ve 2017/17-1083 E., 2019/26 K. sayılı kararı).
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... tarihinde, davacı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan davalıya ait ... plakalı aracın, ... plakalı araç ile çarpışması neticesinde maddi hasarlı kaza meydana geldiği ve bu kaza sebebiyle ... plakalı aracın hasarlandığı, davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı araç için ZMMS poliçesi kapsamında ... tarihinde ... TL hasar ödemesi yapıldığı, bu ödemenin davalıdan tahsili için Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi heyet rapora göre, aracın genel görünümü, teknik olarak hasar gören parçaların onarım sonrasında gerekli teknik standardizasyonu sağlayamayacağı gibi hususlar dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik/ teknik olarak mümkün olmadığı tespit edilerek, bu şartlarda aracın onarımı halinde, lüzumlu parça ve işçilik bedelleri dikkate alındığında aracın piyasa rayiç değerine yaklaştığı ve onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğinden hasarlı vaziyetteki ederi şekli ile değerlendirilmesi gerektiği, aracın piyasa rayiç değerinin ... TL olduğu, piyasa şartlarında ... TL sovtaj bedeli oluştuğu tespit edilmiş olup, aracın ağır hasarlı pert-total olarak değerlendirilerek trafikten çekme belgesinin çıkartılması gerektiği, tespit edilen ... TL hasar bedelini davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı karşı taraf araç sahibine ödendiği, yapılan bu ödemenin olay tarihi itibari ile piyasa rayiçlerinde meydana gelen hasarla uygun ve uyumlu olduğu, bu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 46/h bendinde belirtilen tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek zorundadırlar kuralını ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...’in herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK. 46/h maddesini ihlal ettiği, Yüksek Yargı kararlarına göre, ters yönde seyretmenin bilinci taksir ve ağır kusur sayıldığı, Trafik sigortası genel şartlarına göre, ağır kusurun rücu sebebi olduğunun bildirilmiştir.
Somut olayda, kaza tespit tutanağı ve alınan bilirkişi heyet raporu uyarınca sigortalı araç sürücüsünün tek yönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek kuralını ihlali nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de; Genel Şartlarının B-4/a maddesi uyarınca sigortacının rücu edebilmesi için tazminatı gerektiren olayın yani rizikonun işleten ya da eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması gerekmekte olup maddede tam kusurdan değil kasıt veya ağır kusurdan söz edildiği, buradaki ağır kusur kavramının da kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmektedir. Davalı sigortalı aracın sürücüsünün ters yönde seyretme trafik kurallarına aykırı davranışı nedeniyle tam kusurlu bulunması, başlı başına kasıtlı ya da ağır kusuru olduğu anlamına gelmediği, ağır kusurlu olduğunun kabulünü gerektirecek somut bir delil bulunmamakta olup, kasta yakın şekilde bir kusur ile kazanın olmasına sebebiyet verdiğinin kabulü mümkün bulunmadığından sigorta bilirkişisinin ağır kusur olduğuna dair değerlendirilmelerine iştirak edilmemiş yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda davalı sigorta şirketi yönünden rücu koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, e-duruşma ile taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 08/10/2026

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.