Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ..
KARAR NO : ..

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE :..
KATİP : ..
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI :..
DAVACI :..
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : ..
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında acentalık sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme .. tarihinde feshedildiğini, tarafların birbirlerinden karşılıklı olarak alacaklı olup davalı taraf müvekkilinden alacaklarını tahsil ettiğini, müvekkilinin davalıdan alacaklarını davalı taraf müvekkiline vermediği gibi alacağından mahsup etmediğini, müvekkilinin hasar dosya başvuruları, acentalık işlemlerinden kaynaklı alacakları, iptal edilen poliçelere ilişkin alacaklar bulunmakta olduğunu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde alacakları net olarak ortaya çıkacağı nedenlerle fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik ..-TL alacağın acente sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, acentelik sözleşmesinden doğan tüm talep hakları 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, acentelik sözleşmesinin sona ermesinin üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtiğini, dava konusu alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, taraflar arasında .. Asliye Ticaret Mahkemesini.. Esas sayılı dosyası ile görülen dava kesinleşmiş olup, kanaatlerince iş bu dava için kesin hüküm niteliği taşımakta olduğunu, müvekkili şirketin alacağının önemli bir kısmı henüz tahsil edilemediğini, davacı şirket ortakları defaten alacağı ödeyeceklerini beyan etmiş olmalarına rağmen müvekkili şirket alacağını ödemek yerine iş bu davayı açtıklarını, taraflar arasında akdedilmiş olan .. tarihli acentelik sözleşmesinin 15. maddesi gereği uyuşmazlık halinde müvekkil şirket defterlerinden başka delil kabul edilmeyeceği taraflar arasında kabul edildiği nedenler davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, mahkeme aksi görüşte ise iş bu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece, taraflar arasında akdedilen .. Noterliğini .. tarihli, .. yevmiye numaralı acentelik sözleşmesinin irdelenmesinde sözleşmesinin 15. maddesinde acente kayıtlarının münhasır delil olarak kabul edildiğinin görüldüğü, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre davalı tarafın ticari defte ve kayıtlarından başka bir delilin kabul olunmayacağının düzenlendiği, hal böyle olunca davalı taraf defterlerinin incelenmesi yönünde bilirkişi raporları alındığı, bilirkişi tarafından yerinde yapılan incelemelerde davacının davalı şirketten alacağı bulunduğuna yönelik bir tespit yapılmadığı, bu sebeple sübut bulunmayan davanın reddine, ayrıca Türk Borçlar Kanununun 147. maddesinin 5. fıkrasında acentelik sözleşmelerinden doğan alacaklar için 5 yıllık zaman aşımı uygulanmasının öngörüldüğü, .. tarihli fesih bildirimi üzerine taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin son bulmasına göre zaman aşımının dolması sebebiyle de eldeki davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğuna karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, taraflar arasında yapılan acenta sözleşmesinde delil olarak davalı sigorta şirketi kayıtlarının delil olarak ileri sürülebileceği belirtilmiş ancak sigorta şirketi elinde bulunan kayıtları usulünce mahkemeye ibraz etmediğini, davalı şirkete defalarca müzekkere yazıldığını, davalı şirket okunamayacak şekilde kayıtları gönderdiğini, bu haliyle davacı taraf olarak kendi kayıtları denetleme imkanlarının olmadığını, şirket kayıtlarında ödemelerin, icra ödemelerinin, iptaller vs. her türlü alacak hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini, dosyada alınan raporların denetime elverişli olmayıp dosyadaki mevcut kayıtlar ve raporlara göre karar verilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece acenta sözleşmesinin 5 yıllı zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesinin yasal olmadığını, taraflar arasında davaların, icra işlemerinin, ihtarname işlemlerinin devam ettiğini, taraflar arasında alacak borca ilişkin davalar devam etmekte olduğundan zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, acentelik sözleşmesinin feshinden kaynaklanan alacak (cari hesap bakiye alacağı, iptal olunan poliçelere ilişkin prim ve komisyonlar, hasar ödemeleri ve masraf tasfiyesi) istemine ilişkindir.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; .. tarihinde feshedilen acentelik sözleşmesi sonrasında tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre birbirlerinden alacaklı olup olmadıkları, iptal olunan poliçeler, prim/komisyon mahsuplaşmaları ve cari hesap tasfiyesinin akıbeti noktasında toplanmaktadır.
Yerel Mahkeme Kararının Esas Yönünden Değerlendirilmesi:
Dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında, tarafların ticari defterlerinin ve sigorta şirketi kayıtlarının tam olarak karşılaştırılamadığı, hesap mutabakatının ve denetime elverişli incelemenin tam olarak kurulamadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece eksik ve yetersiz incelemeye dayanılarak davanın doğrudan esastan reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Zamanaşımı İtirazı ve Mevzuat Hükümlerinin Somut Olaya Uygulanması:
Ne var ki, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinin .. tarihinde feshedildiği hususu tarafların da kabulündedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) "Beş yıllık zamanaşımı" başlıklı 147. maddesinin 4. fıkrasında; "Ticari defterlerin ve hesapların saklanması, avukatların, noterlerin, mühendislerin, mimarların, hekimlerin, veteriner hekimlerin, diş hekimlerinin, eczacıların, tüccarların, simsarların, acentelerin ve tellalların ücretleri hariç olmak üzere, her türlü hizmet sözleşmesinden doğan alacaklar" beş yıllık zamanaşımına tabi tutulmuştur. Acentelik sözleşmelerinden ve bu ilişkinin tasfiyesinden doğan alacak talepleri de kanun gereği 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Somut olaya uygulandığında; sözleşmenin fesih tarihi olan .. ile davanın açıldığı .. tarihi arasında, acentelik sözleşmesinden doğan alacaklar için öngörülen 5 yıllık yasal zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar ilk derece mahkemesince esasa yönelik yapılan inceleme ve gerekçe yerinde değilse de, davanın yasal 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı açık olduğundan, sonuç itibarıyla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması hukuka uygundur. Bu gerekçeyle, yerel mahkeme kararının sonucu itibarıyla doğru olması karşısında, davacının istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara Dairemizce tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 21.10.2026



Başkan
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Katip
¸e-imzalıdır



NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.