Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :..
KARAR NO : ..

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :..
ÜYE :..
ÜYE :..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :..
NUMARASI : ..
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av...
DAVALI :..
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU :Menfi tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ :..


Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar Davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin .. Elektrik Dağıtım A.Ş .. . abonesine ilişkin aboneden kesilen ilave endeks talebi şeklinde belirlendiğini, davalı ilamsız icra takibine itiraz ettiğinden iş bu itirazın iptali davasını açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi için kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmediğini, davalının bu keyfi muamelesi icara inkar tazminatıyla en azında hukuken cezalandırılması gerektiğini belirterek davanın kabulüne, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız şekilde ödemek zorunda kaldığı bedelden şimdilik .. TL borçlu olmadığının tespitine, aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak kesilen cezanın tüm ferileriyle birlikte iptaline ve ödenen bedelin iadesine, davalı kötüniyetle hareket ederek müvekkilinin mağduriyetine neden olduğundan..'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket .. sayılı . Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikteki hükümlere göre enerji dağıtımı yapmakta olduğunu, müvekkili şirket elemanlarınca davacının adresinde yapılan kontrollerde kaçak enerji kullanımı tespit edildiğini, müvekkili şirketin alacağının yasal olduğunu, hesaplama yöntemi de yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını, fazla hesaplama ve haksız bir alacağın söz konusu olmadığını savunarak zamanaşımı, derdestlik, husumet ve ilk itirazlar nedeni ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalının haksız tahakkuk ettirdiği ve tahsil ettiği anlaşılan dava konusu bedel olarak dava ve ıslah dilekçesi gözetilerek toplam .. TL'nin davacının davalıya haksız yaptığı ödeme tarihi ola.. tarihinden itibaren eldeki dava ticari iş niteliği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava ve ıslah dilekçesi birlikte gözetilerek toplam . TL'nin.. tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, öncelikle müvekkili şirketin hak kaybına uğramaması bakımından görev, yetki, derdestlik, zamanaşımı ve husumet, gider avansı eksikliği, başvurma harcı eksikliği, peşin harç eksikliği ve diğer nedenlerle dava şartı yokluğu itirazlarımızı, cevap dilekçemizi ve dosya kapsamındaki tüm beyanları yinelediklerini, davacı kendisine ait ticarethanede kaçak elektrik enerjisi kullanımı kuşkuya yer vermeyecek derecede kesin ve sabit olduğunu, Yargıtay İçtihatları gereğince kaçak tutanakları aksi sabit oluncaya kadar resmi belge gibi geçerli olduğunu, davalı müvekkili şirket 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Enerji Piyasası Denetleme Kurulu kararlarına sıkı sıkıya bağlı bir kuruluş olduğunu, davalı müvekkili şirket tarafından tespit edilen kaçak ve kaçak ek tahakkuku, EPDK’nın tespit, süre, tüketim miktarı hesaplaması yönetmelikte belirlenen usul ve esaslara göre yapıldığını, davacının kaçak kullanımına ilişkin haksız fiil ile sözleşmesiz enerji kullanıldığı apaçık ortada olduğunu, mahkemece yargılama safhasında tutanak mümzilerinin dinlenilmesi ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarımızı içeren taleplerimiz dikkate almayarak eksik inceleme yapıldığını, zira davaya konu miktarın yüksek olması ve raporda hat başının yanında neden ikinci bir trafonun bulunulacağını raporunda irdelemediğini, bu hususa ilişkin itirazların sayın mahkemece dikkate alınmadığını ve dosyanın farklı üçlü bilirkişiye gönderilmesi talebimizi göz ardı etmiş olup eksik incelemeler neticesinde kararını ikame ettiğini, ayrıca yargılama aşamasında davacının borcunu uzlaşma kapsamında ödediği ve bu durumun bir nevi kaçak kullanımın kabul ettiği yönündeki hususları mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, zira uzlaşma kapsamında bir borç ödendiği takdirde davacının kaçak elektrik kullanımın kabul ettiği ve davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerektiği yönünde BAM kararları mevcut olduğunu, elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin md. 42/1-b bendine göre kaçak elektrik kullanımı tespit edildiğini, dolayısıyla davalının kaçak enerji tüketimi yaptığını, kendisine kaçak tahakkuku çıkarıldığını, müvekkili tarafından yapılan işlemde hiçbir hukuksuzluk olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava; kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla yapılan tahakkuka sebebiyle ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni hususları gözetilerek yapılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "ispat yükü" başlıklı 6.maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190.maddesinin ilk fıkrası ise; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." düzenlemesini içerir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatlamakla mükelleftir.
6100 sayılı HMK’nın "ilamların ve resmî senetlerin ispat gücü" başlıklı 204.maddesinde; "(1)İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar.(2)İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.(3)Mahkeme, yukarıdaki belgelerden biri hakkında şüphe uyandıran bir hâl görürse, ilgili daireden açıklama isteyebilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Yargıtay tarafından verilen güncel kararlarda önceki uygulamadan farklı olarak elektrik dağıtım ve perakende hizmeti veren şirketin özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olduğu, bu şirketle hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olan kaçak tutanağının, HMK’nın 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı, eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı kararlarına yer verilmiştir.
tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi" başlıklı yedinci bölümünde;
"Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri" kenar başlıklı 42.maddede; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci kenar başlıklı 43. Maddesinin beşinci ve yedinci fıkralarında; "(5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.(7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anı yönetmeliğin Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı 44.meddesine göre (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı 45.maddesine göre (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir.
Aynı yönetmeliğin Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması başlıklı 46.maddesine göre (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır." Şeklindedir.
Dosyaya sunulan kaçak elektrik tespit tutanağında, yapılan kontrolde kullanıcının abonelik olduğu halde harici hat çekmek suretiyle enerji kullandığının tespit edildiği ve kayıt altına alındığı belirtildiğinden tutanağın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi -Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42.maddesine göre; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, maddesine dayanılarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına, ..tarihli kaçak elektrik tespiti (KET) tutanağına ve davaya konu faturaya göre; davacının kaçak elektrik kullandığından bahisle . tutanağı düzenlenmiş olduğu, davacının abonelik grubunun "ticarethane" olduğu ve bu yerin vergi kayıt lehvasında "reşit kureyemiş" adlı işyeri olduğu anlaşılmıştır.
İlk olarak dava .. Tüketici Mahkemesinde açılmış ise de davacının vergi kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının tacir olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı ile davanın .. Ticaret Mahkemesine gönderildiği elde ki esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Görevsizlik kararı öncesinde dosyaya kazandırılan .. tarihli bilirkişi raporunda: Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek, elektrik enerjisi tüketmesi ve mesken aboneliği dikkate alınarak rapor tanzim edildiği, ancak davacının kaçak kullanım iddiası olan yerde aboneliğin bulunmasına bu bağlamda yönetmeliğin 42/1-b uyarınca "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi" kapsamında , kullanılan yerin ticarethane olduğu dikkate alınarak Yönetmeliğin 45/1-b ve yine 45/3-5 bentleri de değerlendirmek suretiyle uyuşmazlığa uyumlu rapor tanzim etmediği anlaşılmakla hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.
Diğer yandan mahkemece davacının tacir mi esnaf mı sınırında kaldığına yönelik alınan bilirkişi raporunda kaçak tespit tutanağı ile davacının işyeri adreslerinin uyumlu olmadığının rapor edildiği, ancak davacının kaçak kullanım yerine ilişkin bir itirazının olmadığı yine bu hususun kaçak kullanım tarihi itibariyle etraflıca yapılacak kolluk araştırması ile tespitinin gerektiği dikkate alınmadan eksik araştırma sonucu hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca davacının kaçak kullanım bedeline ilişkin fatura bedelinin davalıya ödediği belirlenmiş ancak ödemeye ilişkin bilgi belgelerinde celp edilmediği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm nedenlerle mahkemece her ne kadar aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli değildir. Zira .. tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin yanlış değerlendirilmiş olması, kullanıcıya yönelik detaylı kolluk araştırması yapılmadan ve ödeme belgeleri eksiksiz olarak celp edilmeden mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, Mahkemece; dava konusu ihtilafı çözücü nitelikte ve yeterli bilirkişi raporu almak, gerekli deliller toplanıp değerlendirilmek üzere davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,
2-.. Ticaret Mahkemesi'nin..ARAR sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,
4-Davalı vekilince yatırılan istinaf peşin karar harcının mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,
5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,
6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.
08/10/2026





Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır







Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.