TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2025
KARAR TARİHİ : 19/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı/borçlu arasında ticari alım satıma dayalı kurulmuş ticari ilişki mevcut olduğunu, bu alım satım ilişkisi neticesinde ortaya çıkan cari hesap ekstresi ödenmeyen bakiye alacağını tahsil etmek maksadı ile ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun “borca, faize ve borcun fer'ilerine” itirazları neticesinde ... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı icra takibi durduğu, davalı/borçlunun itirazı üzerine, itirazın iptali davası ikame edebilmek için zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğu, ... Adliyesi Arabuluculuk Bürosu 2025/... Arabuluculuk numarası 2025/... dosya no ile görülen uyuşmazlıkta, 10/11/2025 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlendiği, davalı taraf arabuluculuk toplantısına herhangi bir mazaret göstermeksizin katılmadığı, arabuluculuk görüşmesine katılmayan taraf, davada haklı da çıksa haksız da çıksa yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceğini, tarafların tacir olması ve davaya konu alım satım ilişkisinin ticari iş kapsamında olması nedeni ile işbu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşımakta olduğundan, dava sayın mahkeme huzurunda ikame edildiği, davalı/borçlunun tarafların aralarındaki ticari ilişkiye istinaden herhangi bir itirazı bulunmadığı, bu sebeple davalı borçlunun, davacı ile aralarındaki ticari ilişki ihtilafsız olduğu, dava mesnedi takip, carî hesap ekstresi üzerinden yapılmış olup, ekstre içeriğindeki faturaları dilekçe ekinde Sayın Mahkemyee sunduklarını, davalı yan, icra dosyasına sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesi içeriğinde her ne kadar davacı müvekkiline borçlu olmadığını iddia etmiş olsa da, taraflar arası tüm alacak ve borçlar müvekkili ticarî defterlerinde kayıtlı olduğunu, Takip müstenidatı cari hesap içeriğindeki e-faturaları dilekçe ekinde sunduklarını, davalı tarafça uyuşmazlığa konu faturaların hiçbirinin içeriğine itiraz edilmediği,taraf ticarî defterlerinin incelenmesi ve yargılama esnasında celp ve tetkik olunacak delillerle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu açıkça ortaya çıkacağını, iş bu nedenlerle davalının yersiz ve mesnetsiz borca itirazının iptâlini talep ettiklerini, davalı tarafça borcun faiz ve fer'ilerine yönelik de itirazda bulunulduğu, dava mesnedi icra takip dosyası incelendiğinde görülecektir ki, faiz oranı olarak avans faizi talep edildiği, takip mesnedi alacak ticarî işten kaynaklandığından, olayda istenmesi ve uygulanması gereken faiz türü avans faizi olduğunu, Bu husus Yüksek Mahkemenin müstekâr içtihatları ile yerleşik nitelik kazandığı, detaylı şekilde arz ve izah olunan ve sayın mahkemenin re'sen gözeteceği nedenler ile, davalının ... 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı icra dosyasına vâki yersiz ve yasal mesnetten yoksun borca, faize ve fer'ilerine (borca, faize, icra masraflarına, vekalet ücretine vesair tüm ferilere) ilişkin itirazlarının iptâli ile icra takibinin devamına, itirazlarında haksız olan davalı/borçlunun %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkûm edilmesine ,yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, icra dosyası,... Ticaret ve Sanayi Odası'na, .... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, ... Vergi Dairesi'ne, ... Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından ilamsız takip talebinde bulunulmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz edilmiştir.Taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve bağlı kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş, davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlar incelenmiş, SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; davalının vergi dairesine beyan ettiği ... faaliyet kodu (... kodu), oturma mobilyaları imalatını kapsar. Bu kod; sandalye, koltuk, kanepe, oturma takımı, çekyat, divan ve markiz gibi ev mobilyalarının iskelet dahil imalatını ifade ettiği, ... Vergi Dairesinin cevap yazılarına göre;davalının (04.02.2025-31.08.2025) başlama-işi bırakma tarihleri olduğu, davalının 2025 yılı 3.Dönem İşletme Hesabı Özetine göre; **Esnaf olduğu**, davacı şirket 2025 yılında (yevmiye ve kebir) defterlerini e defter olarak tuttuğu,e defterlerin, e-defter beratlarının kanuni sürelerde oluşturulduğu,( Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçer.)Davacı şirket tarafından, Davalı firmaya düzenlenen tabloda belirtilen e arşiv faturalar davacı tarafından fatura tarihlerinde defterlerine kaydedilmiş olup fatura bedellerinin fatura tarihinde kredi kartı ile tahsil edildiğine dair kayıtlar yapıldığı, davacı defterlerinde takip tarihine göre; hesapların sıfır olduğu, davacı şirket ticari defterlerine **takipten sonra** 01.10.2025 tarihinde düzeltme kayıtları yaparak davalı firmayı borçlandırdığı, düzeltme kayıtları sonrası Davacı şirketin, Davalı firmadan 52.480,00 TL alacaklı gözüktüğü görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılmış itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.İşbu dava dosyası her ne kadar Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de ... Ticaret ve Sanayi Odası'ndan gelen müzekkere cevabında davalının tacir kaydı bulunmadığı, davalının esnaf olduğu, SMMM bilirkişi tarafından yapılan incelemeler neticesinde davalının 2025 yılı 3. Dönem işletme hesap özetine göre esnaf olduğu belirtildiği, uyuşmazlığın mutlak ya da nispi ticari davadan da kaynaklanmadığı hususu gözetilerek davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK'nın 331. maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere karar verildi.19/10/2026
Katip
e-imzalı
Hakim
e-imzalı
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, T. 19.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.