Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/664 Esas
KARAR NO : 2026/780

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2022
KARAR TARİHİ : 12/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket ile davalı ... (...) şirketi arasında 09/10/2020 tarihinde 120.000 adet nano maske satımı konusunda anlaşıldığını, sözleşme gereği malların 17/10/2020 tarihinde taşıyıcıya teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, davalının ürünlerin nitelikli ve orijinal kullanım kılavuzlu olacağını taahhüt etmesine rağmen gönderilen ürünlerin ayıplı, barkodsuz ve kalitesiz olduğunu, müvekkilin 12/10/2020 tarihinde toplam 15.000,00 euro ödeme yaptığını, ancak davalının malları zamanında teslim etmeyerek çeşitli bahanelerle oyaladığını, 09/12/2020 tarihinde teslim edilen malların sözleşmeye aykırı ve ayıplı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin aynı gün sözlü, 15/12/2020 tarihinde ise yazılı olarak ayıp ihbarında bulunup sözleşmeden dönme iradesini bildirdiğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmayarak müvekkilin uğradığı zararlara sebebiyet verdiğini, ayrıca ihracat KDV'si ödenmesi nedeniyle ek zararların oluştuğunu, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin 22.06.2021 tarihinde anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kar için şimdilik 100,00 Euro, maske bedelleri, nakliye ücreti ve ihracat vergisi dahil toplam 18.415,71 Euro alacağın 1.000,00 euro kısmına 15.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket yetkilisi ...'ın uzun yıllardır maske ve eldiven üretimi yaptığını, davaya konu maskelerin davacı tarafa satıldığını, satış öncesinde davacıya ürünlerin nitelikleri ve fiyatları hakkında detaylı bilgilendirme yapıldığını, davacının özellikle en düşük kalitedeki maskeleri talep ettiğini, bu durumun konuşma dökümleri ve faturalarla sabit olduğunu, dosyaya sunulan 15.12.2020 tarihli mesafeli satış sözleşmesinin müvekkilin bilgisi dışında davacı tarafından tek taraflı oluşturulduğunu, bu sözleşmenin 9. maddesinde ürün iadesi yapılmadan bedel iadesi gerçekleşmeyeceğinin açıkça belirtildiğini, müvekkilinin asıl muhatabının Surin ve Denis isimli şahıslar olduğunu, davacı şirketle doğrudan bir ticari ilişki kurulmadığını, müvekkilin iyi niyetle ürünlerin iadesi halinde para iadesi yapmayı teklif ettiğini, ancak davacının ürünleri iade etmeyip iki yıl sonra döviz kurlarındaki artışı fırsat bilerek kötü niyetli bir şekilde dava açtığını, 11.03.2020 tarihinde başlayan Covid-19 salgınının üretim ve lojistik süreçlerini olumsuz etkilediğini, yaşanan gecikmelerin müvekkilinin kusurundan değil mücbir sebepten kaynaklandığını, müvekkilinin basiretli bir tacir gibi davranarak siparişleri Hollanda'ya ulaştırdığını, davacı tarafın husumet ehliyetinin bulunmadığını ve davasını ispatlayamadığını belirterek, öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tekstil Mühendisi ..., SMMM ..., Taşıma Uzmanı  ... , Nitelikli hesaplama uzmanı  ... tarafında yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 03/11/2025 tarihli kök rapora göre ; ''Taraflar arasında imzalanmış davalının maskeleri teslim etmesi gereken tarihi gösteren sözleşme sunulmadığından ve yabancı dilde sunulan whatsapp yazışmalarından da değerlendirme imkanı olmadığından davacının davalının geç teslimat yaptığı iddiasının ispata muhtaç olduğu, dava konusu maskelerin imalat ve taşınmasının gerçekleştiği dönemin, dünyada ve Türkiye’de kovid-19 pandemisinin en yoğun yaşandığı, kısıtlamaların en sert şekilde uygulandığı bir dönem olduğundan davalının maskeyi hazır etmesi, gümrük ve nakliye işlem sürelerinin kabul edilebilir bir süre olduğu, test raporuyla davalının davacıya satmış olduğu maskelerin yeterli filtrasyon özelliğine sahip olmadığından ve ürün ve ambalaj üzerinde gerekli işaretlemeler yapılmadığından ayıplı olduğunun tespit edildiği, maskenin gerekli kritere uygun olup olmadığının test yapılarak anlaşılabilecek bir ayıp olduğu, gizli ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerin 09.12.2020 tarihinde davacı tarafından teslim alındığı ve 15.12.2020 tarihinde yani teslimden itibaren 6’inci günde (yasal 8 günlük süresi içinde) ürünlerin ayıplı olduğunun davalı satıcıya bildirildiği anlaşılmakla, ayıp ihbarının yasal süresi içinde yapıldığı, ayıplı maskeler nedeniyle davacının 15.000,00 Euro zararının oluştuğu, Türkçe tercümesi sunulmayan yabancı dildeki whatsapp yazışmalarını değerlendirme imkanı olmadığından davacının kâr kaybı zararının olduğu iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacının ihracatta vergi ödemesi söz konusu ise, bunun ihracatçının sorumluluk alanında olmayacağı, taşımada ve teslimde gecikme ve ayıplı mal teslimi sabit olmakla, davacının sözleşmeden dönme ve menfi zararlarının tazminini talep etme hakkı olduğu, hesaplanan zarar içinde taşıma bedeli dahil olmakla, davacının zararının 15.000 EURO hesaplandığı, hesaplanan davacı alacağının temerrüt faizi ile davalı yanca ödenmesi gerektiğinin değerlendirildiği'' hususu belirtilmiştir.
Tekstil Mühendisi ..., SMMM ..., Taşıma Uzmanı ... , Nitelikli hesaplama uzmanı  ...tarafında yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 19/01/2026 tarihli ek rapora göre ; ''Taraflar arasında akdi ilişkinin mevcut olduğu, bu ilişkinin özellikle WhatsApp yazışmaları, ödeme bilgileri ve ihracat sevk evrakları ile teyit edildiği, Davalı tarafından temin edilip davacıya teslim edilen maskelerin, test raporlarıyla sabit olduğu üzere gerekli teknik ve yasal standartları taşımadığı, bu nedenle ayıplı (gizli ayıplı) mal niteliğinde olduğu, Ayıplı malların 09.12.2020 tarihinde teslim alındığı, ayıp ihbarının ise 15.12.2020 tarihinde, yani yasal süre içerisinde davalya bildirildiği; dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, Ürünlerin standartlara aykırı olması ve ekonomik değer taşımaması sebebiyle ticari dolaşma sokulamayacağı ve imha edilmesi gerektiği, bu nedenle davalının iddia ettiği gibi davacının hem maldan hem bedelden yararlanmasının söz konusu olmadığı, Davacının, ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, bu kapsamda menfi zararının, ödediği bedel ve taşıma giderleri dahil olmak üzere 15.000,00 EURO olduğu, Davacının kâr kaybı ve dolaylı zarar iddialarının dosya kapsamında kesin ve somut delillerle ispatlanamadığı, Davacının KDV ödediğine ve bu ödemenin zarara dönüştüğüne dair iddiasının dosya kapsamında sabit olmadığı, ayrıca ekonomik değeri bulunmayan ve imhası gereken ürünler bakımından doğmuş bir vergi yükü var ise bunun kamu otoritesinden talep edilmesi gerektiği, ihracat ve sevk evraklarında gönderen/tedarikçi olarak davalı ...’ın açıkça yer aldığı, yazışmaların da aynı kişiyle yürütüldüğü dikkate alındığında, davalının husumet itirazlarının yerinde olmadığı, davacının talep edebileceği zarar kaleminin, sözleşmeden dönmeye bağlı menfi zarar ile sınırlı olduğu, bu tutarın 15.000,00 Euro olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça davalıdan alınan 120000 adet nano maskenin geç teslimi ve gönderilen malların ayıplı çıkması nedeniyle yoksun kalınan kâr, davalıya ödenen bedelin iadesi, nakliye alacağı ve ihracat vergisi ödemesinin davalıdan tahsili için dava açılmıştır.
Davalı tarafça davacı ile aralarında ticari ilişki olmadığı, Surin ve Denis adlı kişilerle ticari ilişki kurulduğu, covid-19 salgını nedeniyle teslimatta gecikme yaşandığı, ürünlerin kendisine iade edilmediği gerekçesi davanın reddini talep etmiştir.
Tarafların sundukları defter, belge, mail yazışmaları, ödeme belgeleri, ihracat sevk evrakları, whatsapp yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında akdi ilişki olduğu kabul edilmiştir.
Dosyaya sunulan dava konusu maske numuneleri üzerinde universal certification tarafından yapılan analizlerde numunelerin TSE standartlarına uygun olmadığının tespit edilmesi, tekstil bilirkişi tarafından sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemede ürünlerin gizli ayıplı olduğunun tespiti ve taraflar arasındaki mail yazışmalarıyla davacı tarafından 15/12/2020 tarihinde ayıbın davalıya bildirildiği anlaşıldığından süresinde ayıp ihbarı yapıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki yazışmalarda ayıbın bildirilmesi, davalı tarafça ambalaj yönünden ayıbın kabul edildiğine dair bilirkişinin tespiti, test raporu ve tüm yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde ürünlerin gizli ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının yapıldığı kabul edilmiş, ürünlerin yurt dışına gönderilmesi ve TSE standartlarına uygun olmayan ekonomik değeri olmadığı hususunda bilirkişi tarafından tespit yapılan ürünlerin ekonomik değer taşımadığı, dolaşıma sokulamayacağı ve imha edilmesi gerektiği bilirkişi tarafından belirtildiğinden ürünlerin davalıya iadesi yönünde hüküm kurulmamış, davacı tarafça söz konusu ürünler için 15.000 Euro ödeme yapıldığına dair sunulan belgeler gözetilerek 950 Euro'nun dava tarihinden, kalan 14.050 Euro'nun ıslah tarihinden itibaren işleyecek faizi ile alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacının ürünlerin ayıplı olması nedeniyle ödediği bedeli talep edebileceği kabul edilmiş, yoksun kalınan kâr ve ihracat vergisinden kaynak talebe ilişkin koşullar oluşmadığından taleplerin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-950 Euro'nun dava tarihinden, 14.050 Euro'nun ıslah tarihinden itibaren işleyecek aynı cins yabancı paraya ilişkin 1 yıllık mevduata kamu bankalarının uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
2-Yoksun kalınan kâr ve ihracat vergisinden kaynaklı talebe ilişkin davaların reddine,
3- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 51.734,94 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 178,81 TL peşin/nispi harç + 12.779,63 TL ıslah harcın mahsubu sonucu bakiye 38.776,50 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı + 178,81 TL peşin nispi harç + 12.779,63 TL ıslah harcı + 11,50 TL vekalet harcından ibaret toplam 13.050,64 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-a.) Davacı tarafından sarf olunan (24.000,00 TL bilirkişi ücreti + 1.591,75 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 25.591,75 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 25.335,83 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
c.) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
5-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranında göre 1.306,80 TL'sinin davalıdan, 13,20 TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
6-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 118.246,67 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine,
Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine red olunan dava değerine göre yürürlükte bulunan ...ve AAÜT gereğince takdir olunan 1.427,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2026


Katip ...
e-imzalıdır


Hakim ...
e-imzalıdır




Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.