T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1162 Esas
KARAR NO : 2026/861
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/01/2026
KARAR TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkilinin davalı/borçlu ticari işletme ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturalara dayanan (cari hesap) alacağı faiz ve masraf hariç 75.714,75 TL alacağını tahsil edemeyince 30.08.2025 tarihinde davalı/borçlu aleyhinde ... 16.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile ilamsız (cari hesabı için) icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalı/borçlu borcunu ödemediği gibi 08.09.2025 tarihinde ... 16.İcra Müdürlüğünün adı geçen dosyasına vekili marifeti ile verdiği dilekçe ile icra takibine haksız olarak sırf süre kazanma amaçlı olarak itiraz ettiğini, müvekkili davacı/alacaklıya hiçbir borcu olmadığına dair gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, davalı borçlu taraf İcra Müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde müvekkiline karşı hiçbir borcu olmadığını iddia ettiğini, ancak yapılan bu itirazın kötü niyetli olduğunu, nitekim kesilen hiçbir faturaya davalı tarafın itiraz etmediğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki süregelen ilişki neticesinde 23.05.2025-11.07.2025 tarihleri arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olan 75.714,75 TL alacak miktarı ile alacaklı olduğunu, davacı müvekkili şirket tarafından keşide edilen bütün e-arşiv faturaları davalının ticari defterlerine kaydetmiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak müvekkili firmaya hiçbir borcu olmadığı iddiası ile 08.09.2025 tarihinde icra takibinden sonra icra dosyasına itiraz ettiğini, 11.07.2025 tarihine kadar davalı davacı müvekkilinden satın aldığı ürünlerin eksik ve hatalı olduğuna dair bildirim sürelerini kanun koyucunun kendisine tanımış olduğu yasal 2 günlük ve 8 günlük süreler içinde ne bir şifahi bildirim ne de ihtar keşide ederek satıcı davacı müvekkiline bildirmediğini, müvekkilinin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ve takip tarihi itibarı ile ticari faiz ödemesine karar verilmesini, dava masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasına dayanak olan icra takibinin yetkili olmayan icra dairesinde açıldığını, müvekkili şirketin adresinin “...” olduğunu, bu nedenle icra takibinde yetkili yerin ... olduğunu, ... 16.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibinde bu gerekçelerle yetkiye itiraz edildiğini, eldeki davanın itirazın iptali davası olduğunu, itirazın iptali davasının, dayanağı olan icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu, itirazın iptali davasının icra takibine bağlı olmasının, icra takibinde gösterilen alacak nedeni için de geçerli olduğunu, davacı yanın icra takibinde borcun sebebi olarak “Cari Hesap” dediğini ve takip dayanağı belge olarak da excel tablosu paylaştığını, başkaca bir dayanak belge, cari hesap sözleşmesi, fatura sunmadığını, müvekkili şirketle davacı arasında TTK 89 anlamında bir cari hesap ilişkisi, sözleşmesi olmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalı tarafa cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bir borcunun olması da söz konusu olmadığını, icra takibinde alacak nedeni olarak gösterilmeyen fatura ve ticari defterlerin itirazın iptali davasında ileri sürülme olanağının olmadığını, davacı tarafından dava dilekçesine ek yapılan faturalar ile ticari kayıt ve defterlerin ve diğer delillerin ileri sürülmesine muvafakatleri olmadığını, müvekkili şirketin davacı yana icra takibi açıldığı tarihte ve icra takip tutarında bir borcu bulunmadığını, anılı nedenle müvekkili şirketin, takibe itiraz etmekte haklı olduğunu, takibe konu olan alacağın varlığını ve talep edilebilir durumda olduğunu alacaklının ispat etmek zorunda olduğunu, ancak davacının, alacağının varlığını ve dayanağını ispat edebilecek delil ve belge sunmadığını, davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SMMM Bilirkişi ... tarafından davacı ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 16/06/2026 tarihli rapora göre ; ''Davacının 2025 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının 2026 yılı Ocak – Mart dönemi ticari (yevmiye defteri ve defter-i kebir) defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, ancak envanter defterine faaliyet döneminin sonunda düzenlenen envanter kaydolunacağından, ticari defterlerin delil kabiliyetinin mahkemenin takdirlerinde olduğu, dosya kapsamı ile inceleme günü ibraz edilen ticari defterlerden hareketle davacı ve davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, aralarında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, açık cari hesap şeklinde çalıştıkları, davacının davalıdan, tamamıyla davacı yanın sunduğu açık cari hesap ilişkisinden hareketle 120 1 103 numaralı ....Ltd.Şti. hesabında takip tarihi itibariyle 75.714,75 TL kadar alacaklı gözüktüğü, dosya kapsamında taraflar arasında mevcut yazılı bir sözleşme bulunmadığı, takip konusu cari hesap alacağının dayanağı dosyada mevcut faturaların; davacı tarafından davalı yan unvanına düzenlenmiş olduğu, “Ticari Fatura” senaryosunda elektronik ortamda oluşturulduğu, düzenleme tarihi itibari ile elektronik ortamda davalıya iletildiği ve usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamında takip konusu cari hesap alacağının dayanağı faturalara huzurdaki davadan önce davalı tarafça e-Fatura İptal/İtiraz Portalı veya noter aracılığıyla ya da Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) yahut taahhütlü mektup ile Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesi hükmü uyarınca yasal süre olan 8 gün içinde itiraz getirilip getirilmediği yönünde herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, davacının davaya esas takip talebinde işlemiş faiz talebi bulunmadığı, davaya esas takip talebinde faiz istemi gözetilerek mahkemece alacağın kabulü halinde davacının faizi ile birlikte takibin devamı talebinin mutlak olarak mahkemenin takdirlerinde olduğu'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça davalıya düzenlenen fatura alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali talep edilmiştir.
Davalının defter ve belge ibrazından kaçınması, davacının usulüne uygun olarak düzenlenen defterlerinde davalıya yönelik düzenlenen faturaların kayıtlı olması, defter ve belgelerde kayıtlı fatura ve ödemelerden taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunun anlaşılması, davalının söz konusu faturaları iade ettiğine yönelik belge sunmaması, davalının kendisine tebliğ edilen faturalara iade ettiğine veya faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz ettiğine dair belge sunmaması karşısında davacının davasını ispat ettiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜNE,
Davalının ... 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 75.714,75 TL yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 15.142,95 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2- Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 5.172,07 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 914,45 TL peşin/nispi harcın mahsubu sonucu bakiye 4.257,62 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı + 914,45 TL peşin nispi harç + 104,00 TL vekalet harcından ibaret toplam 1.750,45 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından sarf olunan (8.000,00 TL bilirkişi ücreti + 1.235,00 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 9.0235,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5-Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yü- rürlükte bulunan Av. ...ve AAÜT gereğince takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2026 11:50:13
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/1162, K. 2026/861, T. 19.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.