TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 08/05/2026
KARAR TARİHİ : 01/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ... plakalı kiralık aracını 18.09.2025 tarihinde ... ... Hastenesi içinde bulunan ... Vale ve Otopark Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ... Şubesine teslim ettiğini, ... ... Hastanesinin adresi ile ... Vale Hiz.LTD.Şti şirketinin ... Şubesinin aynı adreste olduğunu, ... Vale Hiz. Ltd.Şti. Nin ... sayfasında şubelerimiz başlıklı yazıda ... şubesi olarak ... ... Hastanesinin gösterildiğini, ... ... Hastanesinin de Vale hizmetinin hastaneye gelen müşterilere ... Vale Hiz.Ltd.Şti tarafından sağlanacağı yönünde açıklamaların mevcut olduğunu, müvekkilinin ... ... Hastanesi'ne geldiği zaman aracını ... Vale ve Otopark Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. adına vale ... isimli valenin teslim aldığını, vale ...'in aracı aldıktan sonra müvekkilinin aracı ile otoparktan çıktığı esnada ... Sokak istikametinden gelen ve ... yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını ve bu çarpma neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve bu kazada müvekkilinin aracı olan ... plakalı aracın ağır maddi hasara uğradığını, davacı müvekkili ... ile davalılar arasında kurulan vale ilişkisinin Türk borçlar kanunu madde 561 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan saklama (vedia) sözleşmesi ilişkisi olduğunu, 8.09.2025 tarihinde müvekkilinin ... vale şirketine teslimi ile davacı ve davalılar arasında saklama sözleşmesinin kurulmuş olup, davalıların bu sözleşmeden kaynaklanan sorumluluğunun Türk Borçlar Kanunun 579.maddesi ve devamı hükümlerine tabi olduğunu, TBK'nin 579.maddesinde ''garaj otopark ve benzeri yerleri işletenlerin kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumlu oldukları'' düzenlendiğini, kısacası davalıların müvekkilinin aracını saklama amacı ile teslim aldıktan sonra müvekkilinin aracında meydana getirdikleri zarardan müştereken ve müteselsilen Türk Borçlar Kanunu uyarınca sorumlu olduklarını ve müvekkilinin aracına verdikleri zararı beraberce karşılamakla yükümlü olduklarını, müvekkiline çalıştığı işyeri şirket tarafından tahsis edilen ... plakalı aracın ,,, isimli ,,, TUR.TİC. ve SAN. A.Ş den kiralandığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, ,,, uygulamalarının da bu yönde olduğunu, davalı şirket ve vale çalışanının Türk Borçlar Kanunu Madde 49. uyarınca müvekkilinin aracına verdikleri hasardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu kazadan dolayı müvekkilinin kullandığı aracın tamir edildiğini ve toplam 107.195,00 TL lik hasar oluştuğunu, aracı kiralayan ... isimli kiralama şirketi ve aracın kasko poliçesini yapan sigorta şirketinin bu hasar bedelini müvekkiline ödemediğnii ve bu hasarı müvekkiline fatura ettiğini, müvekkilinin bu fatura tutarını aracı tamir eden kuruma 07.10.2025 tarihinde ekte yer alan ... ait dekont ile tamamını ödediğini, bu kazada müvekkilinin valeye teslim ettiği aracı gerekli ... ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmediği için hasarlanmasına neden olan ... Vale ve Otopark Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ve Vale ...'in yüzde yüz kusurlu olduğunu, ayrıca zorunlu arabuluculuk dava şartı olarak ... Arabuluculuk Bürosunun 2026/ ... büro dosya numarası ve 2026/ arabuluculuk dosya numarası ile davalılara karşı dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, ancak taraflar anlaşamayınca 09.04.2026 tarihinde anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, açıklanan nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile müvekkiline ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 107.195,00 TL lik alacağın taraflar arasındaki saklama(vale) sözleşmesinin diğer tarafı olan davalılardan kurulan sözleşmesinin ticari iş olması nedeni ile kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Vale ve Otopark Hizmetleri Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın ... plakalı kiralık aracını 18.09.2025 tarihinde ... ... Hastanesi içerisinde bulunan müvekkili şirketin ... Şubesinde vale olarak çalışan ... isimli valeye teslim ettiğini, vale görevlisi ...'in aracı aldıktan sonra davacı tarafın aracı ile otoparktan çıktığı esnada ... Sokak istikametinden gelen ve ... yönetimindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını ve bu çarpma neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve bu kazada ... plakalı aracın 107.195,00 TL hasara uğradığını iddia ederek tazminat talep ettiğini, ancak iş bu davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olup, davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın ... plakalı aracı kiraladığından bahsetmiş ise de aracın kiralandığına ilişkin herhangi bir kira sözleşmesinin iş bu dosyaya sunulmadığını ... plakalı aracın ruhsatı incelendiğinde, aracın ... Şirketi adına kayıtlı olduğunun görüldüğünü, ancak dosya kapsamında davacı taraf ile ... Şirketi arasında imzalanan herhangi bir kira sözleşmesinin bulunmadığını, davada mahkemenin görevli olmadığını, davacı tarafın gerçek kişi olup, uyuşmazlık konusu işlem Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bir tüketici işlemi niteliğinde olduğunu, bu kapsamda iş bu davaya bakmaya görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğundan, öncelikle davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden ret kararı verilmesini talep ettiklerini, bununla birlikte dava konusu kazanın meydana gelmesinde kaza tarihinde müvekkili şirkette vale olarak çalışan davalı personelin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kazanın meydana geldiği yer ve kazanın oluş sebebi incelendiğinde kazanın meydana gelmesine davacı tarafa ait kiralık araca tam kusurlu bir şekilde çarpan ... plakalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğinin görüldüğünü, nitekim vale görevlisinin teslim almış olduğu davacı tarafa ait araç ile kurallara uygun yavaş ve düz bir şekilde seyrettiği, ancak ... plakalı araç sürücüsünün sol taraftan gelerek davacı tarafın kiralamış olduğu araca çarptığının görüldüğünü, Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde dönüş yapan araçların düz/doğru giden araçlara yol vermek zorunda olduğunun açıkça belirtildiğini, bununla birlikte kazanın meydana geldiği bölgede "dur" tabelasının olduğunun görülmekle birlikte ... plakalı araç sürücüsünün bu kuralların hiçbirine uymadığının görüldüğünü, müvekkili şirketin TBK m. 66 ve ve TBK m. 116. maddeleri kapsamında gerekli tüm özeni gösterdiğini, ehliyetli ve liyakatli personeller istihdam ettiğini, meydana gelen kazanın vale görevlisinin aracı sevk ve idaresindeki bir hatasından değil, diğer aracın valenin kullandığı araca çarpmasından kaynaklandığını, Hukuki sorumluluğun tespiti için salt iddiaların yeterli olmayıp, kazanın oluş şekli ve kusur durumunun ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerektiğini, bu nedenle dosyada alınacak bir kusur bilirkişisi raporu ile kazanın oluşumunda vale personelinin hiçbir kusurunun bulunmadığı, asli ve tek kusurlunun çarpan diğer araç sürücüsü olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkili şirket çalışanının ve müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı dolayısıyla kusurunun bulunmaması nedeniyle sorumluluğunun da olmadığının anlaşılacağını, bu kapsamda müvekkilinin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk esasına dayandırılması durumunda dahi illiyet bağını kesilmesi nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin ve vale görevlisinin bir kusurunun olmadığı durumlarda dahi işletenin sorumluluğunun saklananın her biri için alınan günlük saklama ücretinin on katını aşamayacağının açıkça belirtildiğinden, müvekkili şirketin meydana gelen zararın tamamından sorumlu tutulmasının da mümkün olmayacağını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi durumunda müvekkili şirketin sorumlu olacağı tazminat miktarının kanunla sınırlandırıldığı göz önünde bulundurularak hüküm kurulması gerektiğini, iş bu davada taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığından ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğundan kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla iş bu davada avans faizi talep edilmesinin hatalı olduğunu, Mahkemece faize hükmedilmesi durumunda kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle öncelikle iş bu davanın görevsiz mahkemede açılmış olması nedeniyle usulden reddine, akabinde haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... vekili süresinden sonra biraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde kazanın oluş şeklinin eksik ve hatalı anlatıldığını, kaza tarihinde müvekkili ...'in vale hizmeti kapsamında davacının kullanımındaki ... plakalı aracı otopark alanına götürmek üzere sevk ve idare ettiği sırada ... Sokak üzerinden gelen ... plakalı aracın kavşakta bulunan DUR trafik işaretine riayet etmeksizin kontrolsüz şekilde kavşağa giriş yaptığını ve dava konusu kazaya neden olduğunu, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan kişinin ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, davacı tarafın yalnızca müvekkiline husumet yöneltmiş olup kazanın meydana gelmesine neden olan ... plakalı aracın sürücüsünü, malikini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısını davaya dahil etmediğini, oysa KTK m.85 gereğince işletenin, TBK m.49 gereğince sürücünün ve KTK m.91 vd. gereğince trafik sigortacısının sorumluluğu bulunduğunu, davacı tarafın her ne kadar saklama sözleşmesine dayanmış ise de meydana gelen zararın üçüncü kişinin ağır kusurlu ve hukuka aykırı fiilinden kaynaklandığını, müvekkillerinin kusursuz veya daha düşük kusurlu olduklarının belirlenmesi halinde sorumluluklarının buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin vale şirketinde çalışan olduğunu, müvekkilinin tüm ... ve dikkati göstermesine rağmen Türk Borçlar Kanunu'na göre müvekkili adına haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için kusur gerektiğini, çalışanın görevini yaparken tüm dikkat ve özeni gösterdiğini, trafik kurallarına uyduğunu ve zararın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamışsa sırf olaya karışmış olması nedeniyle şahsen tazminat sorumluluğu doğmayacağını, bu nedenle ... plakalı aracın malikinin, sürücüsünün ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının davaya dahil edilmesi veya en azından HMK m.61 ve devamı maddeleri uyarınca davanın ihbarına karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle ve Mahkemenin re'sen gözeteceği husular doğrultusunda davanın öncelikle müvekkili ...'in vale şirketinde çalışan olduğu, meydana gelen olayda kendi kusurunun olmadığı ve yaşana olayda şahsi sorumluluğunun bulunmadığı için müvekkili yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olan ... plakalı aracın sürücüsü, maliki ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının davaya dahil edilmesi yönünde karar verilemesine, bu mümkün görülmez ise HMK m.61 ve devamı maddeleri uyarınca anılan kişi ve sigorta şirketine davanın ihbarına karar verilmesine, kusur durumunun tespiti amacıyla trafik ihtisas bilirkişisi ile birlikte mahallinde keşif incelemesi yaptırılması yönünde karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Taraflar arası uyuşmazlık, vale hizmet sözleşmesinin ifası sırasında meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Sağlayıcı, kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 3. maddesinde de “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.Bir hukukî işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir. Somut olayda davacı ücreti karşılığında davalı yandan aldığı vale hizmeti sırasında davalının aracıyla trafik kazasına karıştığını, araçta maddi hasar oluştuğunu, zarara uğradığını ileri sürerek eldeki davaya açtığından davacının "hizmet satın alan ve hizmetten yararlanan" kişi olması nedeniyle tüketici sıfatına haiz bulunduğu, davalının da hizmet sağlayıcısı adına hareket eden kişi olduğu ve böylece taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden Mahkememizce davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/10/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, T. 01.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.