TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 4-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:5-
6-
7-
VEKİLİ : Av.
FERİ MÜDAHİL :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/04/2021
KARAR TARİHİ : 21/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ...'ın, dava konusu işlemi yapan ... eski 15. Noteri olduğunu, diğer davalı ... de Noterliğin imzaya yetkili kâtibi olup; işleme imza atan noterlik görevlisi olduğunu, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri olan Davalılar ... ve ... ile şirket denetçisi davalı ... ..., ve ... ..., 1989 yılında kurulmuş ve halen faaliyeti devam etmekte olan davalı ... Turizm Tekstil San. ve Tic. A.Ş şirketinin ortakları olduğunu, pay defteri olduğu halde bu defteri Zayi ettiklerini iddia ederek; 28.12.2012 Tarihinde ... 15.Noterliğinde ve ... yevmiye numaralı Ortaklar Pay Defteri'nin açılış onayını yaptırdıklarını, davalı ... eski 15.Noterinin işlemi yaparken Noterlik kanunu ve onaylama işlemlerine ilişkin mevzuata aykırı olarak açılış onayını yapmak suretiyle davalı şirketin ikinci ortaklar pay defterinin oluşmasını sağladığını, dava konusu işlem sırasında davalı şirket denetçisi ve SMMM si olan davalı ... ... tarafından davalı notere 14/05/2009 tarihli “Ticaret Sicil Tasdiknamesi“ verilerek işlemin bu ticaret sicil tasdiknamesi esas alınarak yapıldığını, sahteliği açıkça ortada olan ortaklar pay defterine tedbir konularak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesi gerektiğinden; bu hususta HMK 208 vd. md. hükümlerinin kıyasen uygulanmasını talep ettiklerini, ... eski 15.Noteri davalı ... ... ve noterlik imzaya yetkili katibi davalı Mesut Kükner tarafından 28/12/2012 tarihinde ... yevmiye numarası ile açılış onayı yapılmış davalı ... Turizm Tekstil San. ve Tic. A.Ş. nin ortaklar pay defteri, noterlik kanunu ve Türk Ticaret Kanunu ile ilgili alt mevzuata aykırı olarak yapıldığından; sahteliğinin tespitiyle iptaline, müvekkilinin uğradığı maddi zarar nedeniyle fazlaya ait dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen faiziyle birlikte tahsiline; yargılama giderleri ve vekil ücretinin davalılara yükletilmesine; ortaklar pay defterine tedbir konularak kullanılmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ..., ..., ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın mesnetsiz iddialar ile haksız fiile dayalı tazminat talep ettiğini, bu tür davalarda zaman aşımı B.K md.72 ye göre zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl olduğunu, davacı pay defterindeki usulsüz olduğunu iddia ettiği işlemleri,yukarıda belirttiğimiz dava ve ceza dosyalarında 2014 yılından itibaren iddia etmiş olup, zararı ve tazminat yükümlüsünü o tarihlerden itibaren bildiğine göre iş bu davanın zaman aşımı nedeniyle de reddi gerektiğini, davacı taraf pay defterinin sahteliğinden söz ettiğini, bu iddia haksız ve mesnetsiz olduğu gibi iftira niteliğinde beyanlar içerdiğini, Anonim şirketlerde pay defteri ihdasi nitelikte olmayıp, izhari nitelikte olduğunu, Resmi Gazetenin 19.12.2012 tarih ve ... sayılı ticari defterlere ilişkin tebliğ'in 10.maddesinde yönetim kurulu karar defterinde en az içermesi gereken bilgiler sayılırken yönetim kurulu üyelerinin imzaları belirtildiğini, aynı tebliğin 9.maddesinde yer bulan pay defterine yapılacak kayıtların en az içermesi gereken bilgiler de tahdidi olarak sayıldığını, anılan maddede paydaşların imzası yer almadığını, bunun nedeninin Türk Ticaret Kanunu 499-501 maddelerindeki düzenleme olduğunu, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... E.sayılı dosyasında verilen kararda da bu durum açıkça belirtildiğini, yine yukarıda derdestlik itirazı kısmında belirttiğimiz ve pay defteri kaydına ilişkin olarak davacı tarafından açılan bir diğer dava olan ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/... ( önceki 2017/ ... E.) sayılı dosyada davacının iş bu davayı açmakta hiçbir hukuki yararı olmadığına karar verildiğini belirttiklerini, davacının pay adedi 10.04.2014 tarihinde dedesi murisin vefatından sonra yapılan ilk genel kuruldaki hazır bulunanlar cetvelinde belirtilmiş, davacı herhangi bir itirazı olmadan hazır bulunanlar cetvelindeki pay adedini kabul ederek imzaladığını, şirket kayıtları incelendiğinde davacının pay adedi ile pay defterindeki pay adedi arasında bir farkın olmadığı açıkça görüldüğünü, davacının herhangi bir zararı olmadığı gibi dava açmakta hukuki yararı da olmadığını, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde anlatılan maddi vakıalar yaklaşık 10 yıl öncesine aittir. ... ... 2012 yılında davalı şirketin pay sahibi ... ... tarafından temsil ve idare edildiğini, diğer yönetim kurulu üyelerinin temsil ve ilzam yetkilerinin bulunmadığını bilmediğini, diğer taraftan ... ...'nun dava konusu pay defterinin açılış onayı yaptırılması ve bu deftere kayıt yapılması işlemlerine herhangi bir müdahalesi olmadığını, kaldı ki bu işlemlerin ve kayıtların yapılması hususunda yetkisi de bulunmadığını, dava konusu ... 15.Noterliğinin 28.12.2012 tarih ve ... yevmiye no'lu pay defterinin açılış onayına ilişkin işlem, o dönemde şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili olan ... ... tarafından yapıldığını, bu nedenle dava konusu işlem nedeniyle davacının iddia ettiği herhangi bir zarara mevcutsa bu zararını işlemi yapan kişi veya kişilerden talep edebileceğini, davalı ... ...'nun dava konusu işlemle ilgisi bulunmadığı gibi işbu davada taraf ehliyeti ve davalı olma sıfatı da bulunmadığını, açılan davanın H.M.K'nun 114/1-d maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu pay defterinin açılış onayı işleminin iptalini talep etmekte hukuki yararı olmadığını, pay defterindeki kayıtların kurucu değil açıklayıcı nitelikte oldukları nazara alındığında, defterin açılış onayının iptal edilmesi pay sahiplerinin defterde kayıtlı paylarının geçersizliğini göstermez. Dolayısıyla davacının şirketteki paylarının miktarı konusunda bir değişiklik yaratmayacağını, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan dava reddedilmesi gerektiğini, ayrıca davacının tazminat talebi 28.12.2012 tarihli pay defterinin açılış onayına bağlandığından, davanın ... ... yönünden zamanaşımına uğradığı sabit olduğuun, davanın zamanaşımını nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davalı ... Yönünden taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine, davalı ... ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, aksi halde davanın esas yönünden reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Turizm Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf talebinin gerekçesini, 28.12.2012 tarihinde davalı ... 15.Noterliği yetkililerine başvuran, diğer davalı gerçek şahısların önceki pay defterinin zayi edildiğini beyan ederek, yeni bir pay defterinin açılış onayını yaptırmak üzere talepte bulundukları Noterlik yetkililerinin, önceki pay defterinin zayi edildiğine dair alınmış zayi belgesi talep etmeden, yeni pay defterinin açılış onayını yapmalarının yasalara aykırı olduğuna bağladığını, davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtlarıyla sabit olduğu üzere, dava konusu pay defterinin açılış onayının yapıldığı 28.12.2012 tarihinde şirket hissedarlarından ... ... şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili yönetim kurulu başkanı olduğunu, Yönetim Kurulunun diğer üyelerine, şirketi temsil ve ilzam yetkisi verilmediğini, dava dilekçesinde her ne kadar pay defterinin onaylandığı 28.12.2012 tarihi itibariyle şirketi temsil ve ilzama yetkili ... ...'nun hastalık nedeniyle fiil ehliyetine sahip olmadığı iddiası bulunuyorsa da, Adli Tıp Kurumunun Daire ve Genel Kurul raporları, iddianın doğru olmadığını ... ...'nun fiil ehliyetine tam olarak sahip olduğunu tespit etmekte olduğunu, davalı şirketin 28.12.2012 tarihi itibariyle temsil ve ilzamı ile idaresinin ... ...'na ait olduğu tespit edilince, şirketin önceki pay defterinin akibeti ile yeni bir pay defterine hangi sebepten ihtiyaç duyulduğu ancak ... ... tarafından bilenebileceği konusunda tereddüt olmadığını tüm bu nedenlerle zamanaşımı itirazlarının kabulüne, aksi takdirde yapılacak yargılama sonunda davalı şirket yönünden davanın esastan reddine, Yargılama Gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davanın haksız fiil iddiasına dayalı olduğunu, haksız fiillerde tazminat davasının iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, pay defterinin tasdiki 28.12.2012 tarihinde yapılmıştır. Davacının pay defterine ve paylara yönelik iddiaları ise 2014-2015 yıllarına dayandığını, davacının daha o günlerde faile ve fiile muttali olduğu, yani defterin hangi noterde ve nasıl tasdik ettirildiğini öğrendiği kabul edildiğinde iki yıllık hak düşürücü süre çoktan dolduğunu, taraflarına yönelik davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, olayda ceza zamanaşımı süresinin uygulanması ise imkansız olduğunu, zira müvekkili yönünden bir suçtan söz edilemeyeceğini, davacı inatla sahte ve sahtecilik kelimelerini kullansa da ortada asla sahtecilik olmadığını, davacının kasten ve Mahkemeyi yanıltma kastıyla usulsüzlük kelimesi yerine sahtecilik ifadesini kullandığını düşündüklerini, nitekim bunca süre içinde bahse konu noterlik aleyhine ceza kovuşturması başlatılmadığını, davacının iddia konusu ettiği pay defterinin tasdiki işleminde müvekkilimizin diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içinde olduğu düşünülemeeyceğini, esasen müvekkilinin şirketle bağlantılı diğer davalılarla zorunlu dava arkadaşlığı da olmadığını, defter tasdiki, paydaşlık ihdası veya pay devri işlemi olmadığını, Noterlik sadece bir deftere açılış tasdiki yaptığını, pay defterine neler yazılacağına, hangi paydaş adına kaç pay yazılacağına noterlik karar vermeyeceğini, bu itibarla, eğer deftere hakikate aykırı bir kayıt yapılmışsa bu haksız fiille noterliğin ve müvekkilimizin hiçbir dahili olmadığını, paylara ilişkin kayıtlar ileri sürülerek müvekkiline pasif husumet yöneltilemeyeceğini, tek başına defter tasdiki zarar doğurucu bir işlem olmadığını, davacının dedesinin paylarının bir şekilde babaannesine devri işleminde noterliğin hiçbir etkisi olmadığını, bunun pay defteri ile bağlantısı da olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davasının reddine, masraf ve vekil ücretinin de davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davanın haksız fiil iddiasına dayalı olduğunu, haksız fiillerde tazminat davasının iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, pay defterinin tasdiki 28.12.2012 tarihinde yapıldığını, davacının pay defterine ve paylara yönelik iddiaları ise 2014-2015 yıllarına dayandığını, davacının daha o günlerde faile ve fiile muttali olduğu, yani defterin hangi noterde ve nasıl tasdik ettirildiğini öğrendiği kabul edildiğinde iki yıllık hak düşürücü süre çoktan dolduğunu, tarafına yönelik davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini,olayda ceza zamanaşımı süresinin uygulanması ise imkansız olduğunu, zira kendi yönünden bir suçtan söz edilemeyeceğini, davacı inatla sahte ve sahtecilik kelimelerini kullansa da ortada asla sahtecilik olmadığını, davacının kasten ve Mahkemeyi yanıltma kastıyla usulsüzlük kelimesi yerine sahtecilik ifadesini kullandığını düşündüğünü, nitekim bunca süre içinde bahse konu noterlik aleyhine ceza kovuşturması başlatılmadığını, davacının iddia konusu ettiği pay defterinin tasdiki işleminde diğer davalılarla fikir ve eylem birliği içinde olduğum düşünülemeyeceğini, esasen şirketle bağlantılı diğer davalılarla zorunlu dava arkadaşlığının da bulunmadığını, defter tasdiki, paydaşlık ihdası veya pay devri işlemi olmadığını, Noterlik sadece bir deftere açılış tasdiki yaptığını, pay defterine neler yazılacağına, hangi paydaş adına kaç pay yazılacağına noterlik karar vermeyeceğini, bu itibarla, eğer deftere hakikate aykırı bir kayıt yapılmışsa bu haksız fiille noterliğin ve benim hiçbir dahili olmadığını, paylara ilişkin kayıtlar ileri sürülerek tarfına pasif husumet yöneltilemeyeceğini, tek başına defter tasdiki zarar doğurucu bir işlem olmadığını, davacının dedesinin paylarının bir şekilde babaannesine devri işleminde noterliğin hiçbir etkisi olmadığını, bunun pay defteri ile bağlantısının da olmadığını tüm bu nedenlerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davasının reddine, masraf ve vekil ücretininde davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava hukuki niteliği itibarıyla ... 15.Noterliği'nin 28/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemin iptali ile maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.Davacı 1989 yılında kurulmuş ve halen faaliyeti devam etmekte olan davalı ... Turizm Tekstil San. ve Tic. A.Ş şirketinin ortakları olduğunu, pay defteri olduğu halde bu defteri Zayi ettiklerini iddia ederek; 28.12.2012 Tarihinde ... 15.Noterliğinde ve ... yevmiye numaralı Ortaklar Pay Defteri'nin açılış onayını yaptırdıklarını, davalı ... eski 15.Noterinin işlemi yaparken Noterlik kanunu ve onaylama işlemlerine ilişkin mevzuata aykırı olarak açılış onayını yapmak suretiyle davalı şirketin ikinci ortaklar pay defterinin oluşmasını sağladığını ve bu yolla davacının maddi zararının doğduğunu ileri sürerek 10.000,00 TL maddi tazminatın davacıya verilmesini istemiş ancak davasını .../10/2026 tarihinde ıslah ederek tazminat talebini davacıya ödenmesinin yanında terditli olarak ... Turizm A.Ş.'ne ödenmesi şeklinde değiştirmiştir. Dosyayı değerlendirirken davaya ilişkin sürece değinmekte yarar vardır.Şirketin ilk önceleri ortaklar arası pay durumunda muris ... ...’nun payı yaklaşık %99,84 oranındadır. Diğer ortaklar davacının amcası ..., büyükannesi ... ... ve ... ...'dür.Davacının babası ... ... davalı şirkette paydaş iken vefat etmiş ve davacı ... ... annesi ... ... ile birlikte şirketin hissedarı olmuştur.Muris ... ... 30/03/2014 tarihinde vefat etmiştir. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... E sayılı dava dosyasında davalı şirket kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesinde pay defterinde muris ...'in iki ayrı devirle hisselerini ... Kuruoğluna devrettiği rapor edilmiştir. Ancak raporda pay defterinde devir tarihi yazmadığı ve devre ilişkin dayanak bir belgenin görülemediği tespit olunmuştur.Vefat etmeden önceki 17.06.2011 tarihli genel kurul hazirunlar listesinde muris ...'in hissesinin 149.169,467 adet (4.991.694,67 TL) olduğu, 12.12.2013 tarihli genel kurul hazirunlar listesinde muris ...'in hissesinin 1 adet (25 TL) olduğu görülmektedir.Muris ... ...'nun vefatından önce eşi ... ...'na bir hisse devri yapıldığı bu devirle şirket hissedarlık yapısının değiştiği hali hazırdaki paydaşlık yapısından anlaşılmaktadır. Davacı taraf süreç içerisinde muris ...'ten eşi ...'ye yapılan böyle bir devrin bulunmadığını, varsa da geçerli olmadığı iddiası ile çeşitli davalar açmıştır. Bu davalardan birisi de ... incelemesinden geçerek kesinleşen mahkememizin 2021/... E sayılı dava dosyasıdır. Ancak bir taraftan ... yapılan devrin geçersiz olduğunu ileri sürerken diğer taraftan diğer taraftan ...'ye muristen geçen hissenin 74.922 adetini ( 1.873.050,00 TL) davacıya devretmiştir. Bu devir pay defterine işlenmiş ve Ticaret sicilinde de tescil ve ilan edilerek davacının şirketteki hissesi 1.875.000,00 TL adına da tescil ettirmiştir. Muris 30.03.2014 tarihinde vefat etmiş, ... tarafından davacıya devir 10.04.2014 tarihinde yapılmıştır. ... ... hisselerin bir kısmını ise oğlu ...'na devretmiştir. Davalı şirketin Ticaret sicilinde kayıtlı hali hazırdaki paydaşlık durumuna bakıldığında hissedarların ..., ... ..., davacı ... ..., ... ... ve ... ... olduğu anlaşılmaktadır. Bu işlemlerden belli bir süre sonra ise davacı taraf eldeki davayı ve mahkememizde görülen diğer davalarla birlikte ... 2. Asliye Ticaret mahkemesinde ve Asliye Hukuk mahkemelerinde devan eden davaları açmıştır. Davaların bir kısmı Genel Kurul karar iptalleri bir kısmı pay defteri ile ilgili bir kısmı da şirket işleyişi ve yönetimi sırasında yapılan işlemlerle ilgili davalardır. Açılan davaların ortak ve ana gerekçesi muris ...'ten eşi ...'ye yapılan devirdir.
Muris ... ... şirketin ana sermayedarı ve hakim ortağıdır. ... ... iki oğlunu ve eşini şirkete paydaş yapmış, beşinci kişi olarak da ... ...’yü şirkete ortak olarak almıştır. Davacının babası ... ...'ndan davacıya intikal eden hisse ile diğer ortak ve davacının amcası olan ...’nun payı birbirine eşittir. Davalı ... ..., muris ... ...’nun mirasçısı olup, Mirasçılık belgesine göre 2/8 miras payı bulunmaktadır. Diğer mirasçıların mirasçılık belgesine göre payları da :... 3/8 , ... ... 3/8 dir.Davacının babası ... oğlu ve ...'ın kardeşidir. Pay durumu incelendiğinde davacının payı ile amcası ...'ın payı aynıdır. ... tarafından yapılan devirlerle davacının hissesi ile ...'ın hissesi aynı miktarda olup davacı muris ... gelecek olan hisselere zaten kavuşmuştur. Aynı şekilde diğer ortak ... da kavuşmuştur. Davacının pay defterinde bulunan pay oranlarının ve hissedarlık yapısının yanlış olduğu ve yapılan sahtecilikle pay defterinin bu şekilde oluşturulduğu iddia edilmemektedir. ... incelemesinden de geçerek kesinleşen 2021/... Esas sayılı dosyasında da vurgulandığı üzere davacı muristen intikal edeceği iddia edilen paya ve diğer mirasçılar da intikal edecek bu paya ... ...'nun yapmış olduğu devirle birlikte elde etmişlerdir. Dolayısıyla pay defterindeki pay oranları ve her bir paydaşın pay sahipliği miktarı olması gerektiği kadardır. Bu yönüyle bir sahtecilik bulunmadığı gibi yukarıda açıklanan gerekçelerle ve kesinleşen Mahkememizin 2021/... Esas sayılı dosyasında vurgulandığı üzere davacının daha fazla paya sahip olması gerektiği veyahut diğer paydaşların sahip olduğu payda hata bulunduğu iddiası bulunmamaktadır. Davacı pay defterinin zayi olmasından sonra zayi belgesi alınmadan 28.12.2012 Tarihinde ... 15.Noterliğinde ve ... yevmiye numaralı Ortaklar Pay Defteri'nin açılış onayının yapılmasının pay defterinin sahte olması sonucunu doğuracağı ileri sürülmüştür. Ancak defterdeki pay oranları olması gerektiği gibidir, davacıya yapılan pay devri şirket tarafından kabul edilerek pay defterine işlenmiş, davacı pay defterine kayıt işlemi ile gerçekte sahibi olduğu hisse miktarı kadar yıllarca paydaşlık haklarından istifade etmiş, genel kurullara katılmış, bu paydaşlık yapısı ve pay defterindeki hissesine göre eldeki dava ve diğer davaları açmıştır. Dolayısıyla pay defterinin zayi olmasından sonra ilk oluşum aşamasındaki usule ilişkin eksiklik iddiasının herkesin sahip olduğu paylarda bir hukuka aykırılık bulunmayan pay defterinde sahtecilik olduğu sonucuna varmak doğru olmadığı gibi yıllarca bu pay defterine göre gerek şirketin gerekse davacının katıldığı genel kurul ve işlemler ile açılan tüm davaların bulunduğu dikkate alındığında sahteciliğine ve iptaline karar verilmesinin istenilmesi TMK madde 2'ye uygun değildir.
Önemle tekrar vurgulamak gerekir ki her bir pay sahibinin sahip olduğu pay oranları pay defterinde olması gerektiği kadardır. Davacı da diğer hissedarlar da sahip oldukları oran kadar paya sahiptirler. Bu hususta bir sahtecilik olmadığından pay defterine ilişkin bu kayıtlar nedeniyle davacının ve yahut şirketin ortaya çıkan bir zararı da bulunmayacağı gibi 2021/ Esas sayılı dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesi sürecinde Mahkememiz dosyasından alınan kök rapor ve 25/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda da özetle; ''1) Davalı ... Turizm Tekstil San. ve Tic. A.Ş. firmasının kuruluşundan itibaren şirket hakim ortağının ... ... olduğu ve ... ...’nun dava konusu şirketin 05.06.2010 tarihli olağan genel kurul hazirun cetvelinde ortaklık payının % 99,83 olduğu, ancak 12.12.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinde ortaklık payının 1 pay ve 25,00 TL olduğu tespit edilmiştir.2) Davalı şirket ... Turizm Tekstil San. ve Tic. A.Ş. firmasının 12.12.2013 tarihli genel kurul hazirun cetvelinin incelenmesi sonucunda ... ...’nun hisselerinin 1 adet hariç tamamının diğer ortak ... ... üzerine kaydının yapılmış olduğu, bu devir ile şirketin hakim ortağının ... ... olduğu tespit edilmiştir.3) Davalı şirket ... Turizm Tekstil San. ve Tic. A.Ş. firmasının 10.04.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısı hazirun cetvelinin incelenmesi sonucunda şirket ortağı ... ...’nun 74.922 adet hissesini 10.04.2014 tarihinde ...’na ve yine 74.922 adet hissesini 10.04.2014 tarihinde ... ...’na devir etmiş olduğu, bu hali ile şirket hazirun cetvelinde ... ve ... ...’nun şirketteki ortaklık paylarının 75.000 adet hisse karşılığı sermaye paylarının % 37 olarak eşitlendiği tespit edilmiştir. Diğer ortak ... ...’nun ise şirkette bu sefer 49.993 adet pay karşılığı sermaye payının % 25 olduğu tespit edilmiştir.4) Ancak söz konusu pay durumları ve pay devirleri şirketin kuruluş Ortaklar Pay Defteri olmadığından/bulunamadığından/kaybolduğundan tarafımızca incelenip herhangi bir tespit yapılamamıştır. Özellikle ... ...’nun hakim ortak iken 1 adet hissesi dışında kalan tüm hisselerini diğer ortak ... ...’na devir ettiğine dair eski Ortaklar Pay Defteri olmadığından tespiti yapılamamış, rapor içeriği tüm tespitlerimiz hazirun cetvellerinden yapılmıştır.5) ... Turizm Tekstil San. ve Tic. A.Ş. firması adına ... 15. Noterliği tarafından 28.12.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı Ortaklar Pay Defteri 2013 Yeni Mali Dönem açıklaması ile tasdiki yapılmış yeni defter olup, söz konusu Ortaklar Pay Defteri herhangi bir zayı belgesi alınmadan veya eskisi dolduğu için notere ibraz edilip yenisi tasdik edilmesi gibi bir işlem olmadan Yeni Mali Dönem şeklinde sanki yeni açılış gibi tasdik edilen bir defter olup, şirketin eskiden beri hakim ortağı olan ... ...’nun ... ...’na yaptığı hisse devrinin teyidi yapılamamış, tüm tespitler hazirun cetvellerinden yapılmıştır. Yine ... ...’nun 1 adet 25,00 TL tutarındaki hissesinin de ... ...’na devrine ilişkin yeni onaylanmış Ortaklar Pay Defterinde kayıt var ise de ... ...’nun imzasının yer almadığı tespit edilmiştir. 6) Bu durumda hazirun cetvelinde yer alan ortaklar hisse adedi ve pay durumunun da gerçeği yansıtmadığı, ispata muhtaç olduğu kanaatine varılmıştır. 7) Şirketin eski hakim ortağı ... ...’nun hisselerini ... ...’na devrine ilişkin tespit yapılamamış olması, ... ...’nun hisselerinden 74.922 adet hissesini 10.04.2014 tarihinde ... ...’na devrine ilişkin yeni tasdik edilen Ortaklar Pay Defterindeki ... ... imzasının kendisine ait olmadığının tespit edilmesi, yine ... ...’nun şirketteki 1 adet hissesini ... ...’na devir ettiğini gösterir yeni tasdik edilen ortaklar pay defterinde imzasının yer almaması gibi hususlar şirket genel kurullarındaki hazırın cetvellerinin gerçeği yansıtmayacağı kanaatini uyandırmıştır.8) Davacı vekili iddiasında bahsi geçen ... ...’nun vefatından dolayı hisselerinin ELBİRLİĞİ ORTAKLIĞINA geçmesi hususu uzmanlığımız dışında hukuki değerlendirmeye muhtaç olduğundan takdiri sayın mahkeme hakimliğine bırakılmıştır.9) Takdiri Sayın Mahkeme Hakimliğinde olmak üzere; Sayın Mahkeme hakimliği tarafından muris ... ...’nun hisselerini diğer ortak ... ...’na devrinin gerçekleştiğinin belgeler ile ıspat edilemediğinden geçersiz olacağı yönünde karar vermesi halinde şirketin eski hakim ortağı olan ... ...’nun 30.03.2014 vefat tarihinde hisselerinin mirasçılık belgesine istinaden devrinin ... ...’nun 2/8, ... ...’nun 3/8 ve ...’nun 3/8 hisse payını devir alabileceği Bu durumda davacı ... ... ortaklık payının % 37,51 olabileceği, diğer davalıların toplam payının ise % 62,49 olabileceği hesaplanmıştır. ... ...’nun vefatından sonra yukarıda hesaplanan ortaklık yapısının oluşması halinde davalıların toplantı nisabı oluşturma ve yönetimi kendi lehlerinde seçme kabiliyetlerinin olabileceği kanaatine varılmıştır.10) Dava konusu Ortaklar Payı defterinin noter tasdiki işleminin ... 15. Noterliğinde yapılmış olduğu ve söz konusu defter tasdikinin noterliğin imzaya yetkili katibi tarafından yapılmış olduğu tespit edilmiştir. 11) Davacı vekilinin “Açılış onaylarının noter tarafından yapıldığı hallerde ticaret sicili tasdiknamesinin noterce aranması zorunlu” iddiasına karşılık 19.12.2012 tarih ve ... sayılı ... ve ... Bakanlığının ticari defterlere ilişkin tebliğinin Geçici Madde 4 bendinde “2013 yılına dair defterlerin 01.01.2013 tarihine kadar yapılacak açılış onaylarında noterlerce ticaret sicil tasdiknamesi aranmaz.” Şeklinde belirlenmiş olduğu, davaya konu 28.12.2012 tarih ve ... yevmiye numarası ile davalı şirket adına tasdiki yapılan Ortaklar Payı Defterinde sicil tasdiknamesi zorunluluğu olmadığı tespit edilmiştir. 12) ... 15. Noterliği tarafından tasdiki yapılan Ortaklar Payı Defterinin yapılması gerekçesinin davalı şirket yöneticisi ... ...’nün ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/ esas sayılı dosyasında 08.02.2019 tarihli celsesinde vermiş olduğu ifadesinde “Şirketin kuruluş aşamasındaki pay defteri kayıptır, nerede olduğu bilinmiyor, buna ilişkin bir zayı belgesi alınmadı, bu pay defteri şu an savcılık nezdindedir, kaybolan pay defteri kuruluş pay defteridir” şeklinde beyanda bulunmuş olduğu tespit edilmiştir. 13) ... 15. Noterliğinde 28.12.2012 tarih ve yevmiye numarası ile tasdiki yapılan Ortaklar Payı Defterinin onay türü olarak Yeni Mali Dönem olarak yazılmış olduğu, oysaki Ortaklar Payı Defteri zayı ve yenileme dönemlerinde tasdiki yapılması durumunda 19.12.2012 tarih ve 25802 sayılı ... ve ... Bakanlığının ticari defterlere ilişkin tebliğinin 6. Maddesinde “Açılış onayı yapılacak yeni defter, kullanıma son verilecek defterle veya zayı edilmişse zayı belgesi ile birlikte notere ibraz edilir. Yeni pay defterinin açılış onayının yapıldığı sırada noter, eski deftere veya zayı belgesine yeni pay defterinin açılış onayının yapıldığını tarih ve sayı belirtmek suretiyle şerh düşer. Eski defterde veya zayı belgesinde söz konusu şerhi gören noter tekrar bir açılış onayı yapmaz.” Şeklinde belirtilmiş olduğu, bu durumda noterlikçe yapılan Ortaklık Pay Defteri tasdik işleminin usulsüz olduğu tespit edilmiştir. 14) Muris ... dava konusu Ortaklar Payı Defterinin tasdik edildiği 28.12.2012 tarihinde şirketin yönetim kurulu başkanı ve tek imza yetkilisi olduğu ve 30.03.2014 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir. 15) ... Adli Tıp Kurumu Genel Kurul 1780 no.lu mütalaasında "Murisin akıt tarihlerinde iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebileceği, telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ... ...'nun 23.06.2011, 29.02.2012, 28.09.2012, 01.11.2012, ....11.2012 ve 15.05.2013 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde mütalaa verildiği tespit edilmiştir.16) Mahkemenize ait 2021/E sayılı dosyası içerisinde yer alan Vergi Dairesi Tarafından gönderilmiş Yeminli Mali Müşavir Tam Tasdik raporları incelenmiş olup: 2011-2015 yılları arasında ortaklara kar payı dağıtımının tespit edilemediği. Bu yönüyle doğrudan bir zarar oluşmadığı. Yine aynı dönemlerde şirketin özkaynaklarını muhafaza ettiği borca batık olmadığı fakat aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere özkaynaklarının sermayenin altına düştüğü.Özkaynaklarda azalma olduğu. Özellikle 2015 yılı tam tasdik raporunda firmanın 2011-2012-2013 yıllarına ait matrah arttırımında bulunduğu ve 3.403.572,63 TL Vergi Farkının matrah artışından kaynakliliğidir, bununda 2015 yılı gelir vergisi beyannamesinde diğer olağandışı gider ve zarar olarak gösterildiği. 2015 yılında bu durumun dönem zararına sebep olduğu. Matrah artırımı yapılmamış olsaydı 2015 yılı zararının 446.341,01 TL olarak gerçekleşmiş olacağı. Ayrıca dönem karlılığı ve faaliyet giderleri ile finansman giderleri karşılaştırılmış olup karlılığa etki edecek nitelikte finansman giderlerinde artışın tespit edilemediği. Davacı vekilinin itirazında yer alan tek kalemde şirketin en önemli malvarlığı 26.000.000,00 TL eksiğine şirketin zararına olarak elden çıkartıldığına ilişkin 2013-2014-2015 dönemi şirket bilançolarında yapılan incelemede şirket arazi arsalar ve binalar kalemlerinde herhangi bir azalışın tespit edilemediği fakat 2020/E sayılı dosya içerisinde yer alan 2021/90E sayılı dosyasında yer alan Bilirkişi tarafından düzenlenen 05.09.2022 tarihli rapor içeriğinde 2016-2017 Mali Tabloları yer almaktadır. Davacı vekilinin gayrimenkul satışının eksik gösterildiğine ilişkin beyanı doğrultusunda 2021/E sayılı dosyası incelenmiş olup: Dosyada 2 farklı tarih ve bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun bulunduğu: Bilirkişi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı tarafında düzenlenen 14.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda ... İli ... İlçesi ... Köyü 398 Ada 7 Parselde yer alan Arsanın 28.05.2017 tarihinde 5.303.000,00 TL bedele satıldığının tespit olunduğu, bilirkişi tarafından yapılan rayiç değerllemeye göre ise arsanın rayiç bedelinin 5.014.152,40 TL olarak belirlendiği. Buna göre arsanın rayiç değerinin üstünde satıldığı. Diğer Blirkişiler Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... ve S.M.M.Müşavir tarafından düzenlenen 03.01.2022 tarihli Bilirkişi raporunda ... İli ... İlçesi ... Köyü 398 Ada 7 Parselde yer alan Arsanın defter değerinin 175.000,00 TL olduğu. 28.05.2017 tarihinde 5.303.000,00 TL bedele satıldığının tespit olunduğu, bilirkişi tarafından yapılan rayiç değerllemeye göre ise arsanın rayiç bedelinin 13.758.345,00 TL olarak belirlendiği. **Aradaki Farkın 8.455.345,00 TL olduğu.** Buna göre rapor içeriğinde Sayfa 9 da yer alan tabloda da görüleceği üzere bu farkın özkaynaklara ilave edilmesi durumunda Özkaynakların 10.867.030,77 TL olacağı. Şirket Sermayesinin 5.000.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında dağıtılabilir brüt karın (10.867.030,77-5.000.000=) 5.867.030,77 TL olacağı. Davacının şirketteki pay adeti göz önüne alındığında kar dağıtımı yapılması durumunda uhdesine düşen brüt kar payı tutarının 2.200.723,24 TL olacağı, Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere 03.01.2022 tarihli raporda hesaplanan rayiç değer üzerinden hesaplama yapılması durumunda şirket özkaynakların da artış olacağından bu durumunda ortağın hisse değerine olumlu katkı sağlayacağından alternatifli hesaplama yapılacağı, Mahkemenize ait diğer 2022/E sayılı dosyasında dava konusu ve sonuçların inceleme ve değerlendirmesi ile iş bu davanın konusu, incelemesi ve sonuçları aynı hususta olup, bilirkişi heyetimizce her iki dosyada aynı doğrultuda değerlendirilmiş ve rapora konu edilmiştir. Mahkemenize ait diğer 2022/E sayılı dosyasında dava konusu ve sonuçların inceleme ve değerlendirmesi ile iş bu davanın konusu, incelemesi ve sonuçları aynı hususta olup, bilirkişi heyetimizce her iki dosyada aynı doğrultuda değerlendirilmiş ve rapora konu edilmiştir. Netice itibari ile takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere davacının, davalı şirkette pay oranı hangisi olursa olsun ilgili dönemlerde her hangi bir kar payı dağıtımı yapılmadığından, varsa şirket yönetim kurulu üyelerine hakkı huzur ödemesi tespit edilemediğinden ayrıca davacının ilgili dönemlerde hisse devir ve/veya satışında bulunmadığından ortaya çıkan fiili zararın bulunmadığı'' tespit edilmiştir.Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Arabuluculuk bürosunun 22.03.2021 tarihli, 2021/... başvuru numaralı, 2021/... arabuluculuk numaralı başvurunun zorunlu kapsamda olmadığı değerlendirilerek tür değişikliği ile ihtiyari arabuluculuk dosyasının 2021/16 ihtiyari başvuru numarasına kaydedildiği, başvurucu vekilinin ihtiyari olarak devam ettirmediği, kaydın bu şekilde kapatıldığı anlaşılmakla hazineden karşılanan herhangi bir sarf ücreti bulunmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Pay Defterinin sahteciliği ve iptali istemine ilişkin davanın tarafı şirket olup, tazminat istemlerinin tarafı şirket olmadığından tazminat istemlerine ilişkin hüküm yönünden takdir edilen vekalet ücretlerin de davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmolunmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-DAVANIN REDDİNE;
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 561,22 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
5-Davalı ... TURİZM TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
6-Davalı ... ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
7-Davalı ... ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
8-Davalı ... A.Ş. dışındaki davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara eşit oranda ödenmesine, (Tazminat yönünden)
9-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara eşit oranda ödenmesine, (Tespit ve iptal istemi yönünden)
10-Dava şartı arabuluculuk kapsamında olmadığına karar verildiği ve herhangi bir sarf ücreti ödenmediği anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/10/2026
Başkan
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Üye
E-imzalı
Katip
E-imzalı
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, T. 21.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.