Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2026
KARAR TARİHİ : 22/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında davalıya 24/100/2024 tarihli ve .... numaralı, 53.175,00-TL bedelli e-faturanın düzenlendiğini, fatura bedelinin 39.105,00-TL'lik kısmının ödenmediğini, ödenmeyen alacağın tahsili amacıyla ... 5. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, açılan davanın kabulü ile, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı HMK'nın 128. Maddesi gereğince davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı görüldü.
HUKUKİ DELİLLER :
... 5. Genel İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasının ... üzerinden celp edildiği, tarafların birbirleri adına kayıtlı 2024 yılı BA&BS formlarının ilgili vergi dairelerinden celp edildiği, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına defter inceleme günü verilmek suretiyle SMM bilirkişi marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü. İnceleme gününde, davacı vekilinin 09/07/2026 tarihli dilekçesi ile müvekkiline ait ticari defterlerin bulunduğunu ifade ettiği 1 adet flash sunduğu, davalı tarafın inceleme gün ve saatinde hazır bulunmadığı görülmüştür. Mali müşavir bilirkişinin 22/08/2026 tarihli raporunda özetle; davacının 2024 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle tarafların defter kayıtlarının karşılaştırılamadığı, dava konusu 24/10/2024 tarihli ve 53.175,00-TL bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde kaydedildiği ve fatura bedelinin tamamen ödendiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, cari hesap hareketleri sonucunda takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 39.005,04-Tl asıl alacaklı olduğu, davacının talep ettiği 39.015,00-TL asıl alacağın 9,96-TL fazlasının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, takip öncesi işlemiş faizin 9.441,81-TL olarak hesaplandığı, takip tarihi itibarıyla toplam alacağın 48.446,85-TL olduğu ve davacının talep ettiği işlemiş faizin 2.710,57-TL fazlasının yerinde olmadığı belirtilerek nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ticari satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olacağı da hüküm altına alınmıştır. (HMK 222/4).Yukarıdaki açıklamalar ile birlikte tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen 24/10/2024 tarihli ve 53.175,00-TL bedelli faturadan kaynaklanan bakiye alacağın ödenmemesi üzerine ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden 39.015,00-TL asıl alacak ve 12.152,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.167,38-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, bunun üzerine davacı tarafından 51.167,38-TL üzerinde harçlandırma yapılarak İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü amacıyla her iki tarafa ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde defter inceleme günü belirlenerek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, defter inceleme gününde davacı tarafça ticari defterlerini ibraz etmiş ancak davalı tarafın verilen kesin süreye ve usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiştir. 22/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, dava konusu 24/10/2024 tarihli ve 53.175,00-TL bedelli faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 39.005,04-TL asıl alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerini ibrazdan kaçınması sebebiyle HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter kayıtları davacı lehine delil niteliği kazandığından, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu ve fatura bedelinin tamamen ödendiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmaması karşısında takibe konu faturadaki malların davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin ispatlanmış olduğu, artık faturaya konu malların bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalı tarafından ise, ödeme olgusunu ispata elverişli herhangi bir yazılı delil sunulamadığı görülmekle, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 39.005,04-TL asıl alacaklı olduğu, davalının bu miktar yönünden itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 39.005,04-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından takipte talep edilen asıl alacak ile bilirkişi tarafından belirlenen bakiye arasındaki 9,96-TL farkın küsurat yuvarlamasından kaynaklandığı ileri sürülmüş ise de, davacının kendi kayıtlarında takip tarihi itibarıyla bakiyenin 39.005,04-TL olarak yer aldığı anlaşılmakla bu fazla kısım yönünden talebin reddine karar verilmiştir.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Tacir olmanın hükümleri” başlıklı 18/2. maddesi uyarınca her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla ya da güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemiyle yapılacağı düzenlenmiş olup somut olayda, davacı her ne kadar icra takibinde 12.152,38-TL işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de, davalı borçlunun TTK’nın 18/3. ve TBK’nın 117. maddeleri doğrultusunda takip tarihinden önce usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belge ibraz edilmediğinden, davacının takip talebindeki işlemiş faiz isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın bu miktar yönünden de reddine karar verilmiştir.Diğer taraftan, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve alacağın likit olması nedeniyle İİK 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına asıl alacağın %20'si olan 7.801,00-TL icra inkar tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 39.005,04-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar dahilinde aynen DEVAMINA,
2-Fazlaya dair istemlerin REDDİNE,
3-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile; takip konusu asıl alacağın % 20'sine tekabül eden 7.801,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 2.664,43-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 732,00-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.932,43-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 732,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL başvurma harcı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 170,00-TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.402,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan (Davacı tarafın haklılık oranı %76,23) 4.880,24-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Gereğince hesaplanan 39.005,04-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden ödendiği anlaşılan 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranına göre hesaplanan (%76,23) 4.573,80-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, red oranına göre (%23,77) 1.426,20-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda kabul ve red yönünden HMK’nın 341. maddesi uyarınca, miktar itibarıyla kesin olmak üzere karar verildi. 22/10/2026


Katip
¸e-imza


Hakim
¸e-imza



Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.