T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/2243
KARAR NO: 2026/2056
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/07/2026
NUMARASI: 2025/816 E. - 2026/702 K.
DAVANIN KONUSU: Limited Şirket Müdürünün Hizmet Alacağı
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/10/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 21/10/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in yüksek inşaat mühendisi olduğunu, davalı bünyesinde 29/08/2019 tarihinde müdür olarak işe başladığını, 24/05/2019 tarihine kadar görevini sürdürdüğünü, ... 'da bulunan 1200 kapasiteli ahır yapım işini bizzat yürüttüğünü, şirket temsilcileriyle akrabalık ilişkisi nedeniyle maaş konusunda 10.000,00-TL tutarında şifahi olarak anlaştığını, müvekkilin akrabalık ilişkisi ve projenin büyüklüğü nedeniyle maaş ödemelerini talep etmesine rağmen şirket sahipleri tarafından oyalandığını, müvekkilin sigorta kayıtlarının davalı şirkette çalıştığını kanıtladığını, ... hizmet dökümünde primlerin gerçek maaşın çok altında yatırıldığını, müvekkilin yüksek inşaat mühendisi olması sebebiyle meslek kuruluşlarından emsal ücret araştırması yapılmasının gerektiğini, müvekkilin çalışma süresi boyunca hiçbir maaş ödemesi almadığını, davalı şirketin ekonomik durumunu gerekçe göstererek ödemeleri sürekli ertelediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tutarındaki ücret alacağının bankalarca uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini" talep ve dava etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davacı ... tarafından müvekkili şirket aleyhine ileri sürülen hususların ve taleplerin hiçbirinin kabule şayan olmadığını, öncelikle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının aynı alacak için Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/372 E. ve Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/481 E. sayılı dosyalarıyla daha önce davalar açtığını, aynı hukuki ilişkiden doğan alacak için farklı sebepler göstererek birden fazla dava açıldığını, davacının zenginleşme peşinde olduğunu, Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/372 E. sayılı dosyanın derdest olması sebebiyle işbu davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin besi ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının müvekkil şirkette proje mühendisi olarak çalıştığını, davacıya ... Bankası aracılığıyla ... Ltd. Şti. hesabından talimatlı işlem şeklinde toplam 105.000 TL tutarında ödeme yapıldığını, ... tarihinde 15.000 TL, ... tarihinde 25.000 TL, ... tarihinde 10.000 TL ve 30.01.2019 tarihinde 55.000 TL tutarlarında ödemelerin gerçekleştirildiğini, bu ödemelerin dekontlarla sabit olduğunu, davacının çalıştığı süre boyunca sigorta primlerinin ödendiğini ve tüm hak edişlerinin eksiksiz verildiğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının aynı konuda birden çok mahkemeden talepte bulunmasının iyi niyetli olmadığını, davacının iddialarını ispata yarar herhangi bir belge sunamadığını, bu nedenlerle derdestlik itirazlarının kabul edilmesini, işin esasına girilmesi durumunda davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini " talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Dava, şirket müdürü alacağına ilişkindir.6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yargılama yapılarak dava sonuçlandırılmıştır. Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamadığı görülmüştür. Dinlenen tanık beyanları, ticaret sicil kayıtları işyeri şahsi dosyası ve sigorta sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli birlikte değerlendirildiğinde; Davacının davalı şirket nezdinde ... - ... tarihleri arasında davalı şirket müdürü olarak, aynı zamanda ... ... tarihleri arasında da proje mühendisi olarak görev yaptığı hususunun sabit olduğu, her ne kadar davalı taraf davacının sadece proje mühendisi olduğunu iddia etmiş ise de ticaret sicil kayıtları dikkate alındığında davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilemeyeceği, davacının ücreti yönünden yapılan değerlendirmede ise taraflar arasında düzenlenen ... tarihli belirli süreli iş sözleşmesinde 2018 yılı aylık brüt ücreti 4.000,00 TL olarak yazılmış olsa da bu sözleşmenin proje mühendisliği işine ilişkin olduğu ve sözleşme tarihi dikkate alındığında bu sözleşmede belirlenen ücretin müdürlük ücretini kapsamadığı anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... davacının şirket müdürü olarak tayin edildiğini ancak akraba olmaları dolayısıyla ücret anlaşması yapılmadığını yakınlığa binaen bu işi üstlendiğini beyan etmiş olsa da davacı tanıklarının beyanlarının kendi içinde tutarlı olması, bir kimsenin akrabalık hatrına aylarca şirket müdürlüğü görevini üstlenmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dikkate alınarak davalı tanığının beyanlarına itibar edilmemiş, dinlenen davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede davacının şirket müdürlüğü görevi nedeniyle müdürlük yaptığı dönem için aylık net ücretinin 10.000,00 TL olduğu hususunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Buna göre mahkememizce yapılan hesaplamada müdürlük yaptığı ... ... tarihleri arasında davacının hak kazdığı toplam ücret alacağının brüt 145.308,56 TL olduğunun (2018 yılı ağustos ayı 6.998,22 TL, eylül ayı 16.209,175 TL, ekim ayı 17.876,57 TL, kasım ayı 17.876,55 TL, aralık ayı 17.876,57 TL, ocak ayı 13.987,78 TL, şubat ayı 14.417,81 TL, mart ayı 14.871,87 TL, nisan ayı 15.948, 49 TL, mayıs ayı 9.245,51 TL olmak üzere) tespit edildiği, davacının ücret alacağının ödendiği hususunu ispat yükü davalı tarafta olup davalı tarafça şirket hesabından davacının çekmiş olduğu paraların ücret olarak yapılan ödeme olduğu iddia edilse de davacının şirket müdürü olarak görev yapmış olması, para çekme tarihleri ve tutarların farklılığı dikkate alındığında şirket hesabından çeki paraların ücret alacağına mahsuben yapıldığını ispat yükü davalı tarafta olup ispata elverişli delil ibraz edilmediği, nitekim ticari defter ibrazı için verilen kesin süre içinde de defterlerin ibraz edilmediği bu nedenle davacının ücret alacağının ödenmediğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü 145.308,56 TL'nin davalıdan tahsili yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir .Davanın kısmen kabulü ile; brüt 145.308,56 TLücret alacağının 1.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 15/09/2020 tarihinden kalan 144.308,56-TL'sinin ise ıslah tarihi olan 02/06/2022 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/372 Esas sayılı dosyası. Konusu müteahhitlik alacağının, fennu musuliyet ve proje mühendisliği alacağı olduğunu, bunun dosyaya bahsedilen dekontların hepsinin sunulduğunu ve bu alacakların ödendiğine dair beyanda bulunulduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/203 Esas sayılı dosyasının konusu ile aynı olup yeni esas aldığını, bu dosyaya da beyan dilekçesi ile birlikte davalı tarafından dosyaya aynı dekontların sunulduğunu, söz konusu bilirkişi heyeti raporunun dilekçe ekinde mevcut olduğunu, yani bahsedilen tutarların müvekkilinin müdürlük yapmasından kaynaklı olarak bankaya gönderip para çektirip geri aldıkları paralar olduğunu ve ticari defterleri incelendikten sonra bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitler olduğunu, yerel mahkemeye bu raporu sunmuş olmalarına ve bu konuda beyanda bulunmalarına rağmen verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu beyan ederek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini,ıslah dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini ve bu rakam üzerinden yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının "mahsuplaştırma yapıldığı ve eksik kabule karar verildiği" iddiasının karar gerekçesiyle çeliştiğini, suç isnadı ve disiplin cezası talepleri savunma hakkını hedef alan kötüniyetli girişimler olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacı ...’e ... Bankası hesabı üzerinden talimatlı işlemlerle toplam 105.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının, bu tutarların uhdesine geçtiğini inkar etmediğini, şirket hesabından yöneticinin şahsi hesabına aktarılan bu paraların varlığı resmi banka kayıtları ile sabit olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nin, bankadan davacıya yapılan bu somut ve resmi ödemeleri, salt ticari defterlerin sunulmadığı gerekçesiyle tamamen göz ardı etmesi ve borçtan mahsup etmemesi açıkça mükerrer tahsilata ve davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, İlk Derece Mahkemesi'nce haksız ve fahiş asıl alacak üzerinden davacı lehine 45.000,00 TL vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, davanın esastan reddi gerektiğinden, müvekkili aleyhine tesis edilen vekâlet ücreti ve yargılama gideri hükümlerinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek davacı tarafın h istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacının davalı şirkette ... - ... tarihleri arasında proje mühendisi ... - ... tarihleri arasında müdür olarak görev yaptığı davalı şirket ile yapılan sözlü anlaşma uyarınca kendisine 10.000 TL aylık maaş verileceğinin kararlaştırıldığını anlaşmaya rağmen davalı tarafça kendisine maaş ödenmediğini belirterek eldeki davayı açmıştır Davalı davacının bünyelerinde ... -... tarihleri arasında proje mühendisi olarak çalıştığını davacı ile davalı arasında imzalanan ... tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde aylık brüt ücretinin 4000 TL olarak belirtildiğini Belirlenen ücretin de banka kanalıyla ödendiğini belirterek davanın davanın reddini talep etmiştir Davacının davalı şirkette ... -... tarihleri arasında proje mühendisi olarak çalıştığı davalı şirkette ... -... tarihleri arasında müdür olarak görev yaptığ davacı ile davalı arasında imzalanan ... tarihli Belirsiz süreli iş sözleşmesinde aylık brüt ücretinin 4.000 TL olarak belirtildiği ücretin ödeme tarihinin her ayın ilk iş günü olarak belirtildiği, davacının şirkette müdür olarak görevlendirildiği görülmüştür.Dinlenen tanıklar davacının davalı şirkette aylık 10.000 TL ücret karşılığı çalıştığını beyan etmişlerdir.Davalı davacıya "... Ödenen" açıklaması ile ... tarihinde 15.000 TL; ... tarihinde 25.000 TL; ... tarihinde 10.000 TL; ... tarihinde 55.000 TL olmak üzere toplam 105.000 TL ödeme yaptığını yaptığını iddia etmiş olup yapılan bu ödemelerin ücret alacağına ilişkin olmadığını savunmuştur.Dosyaya kazandırılan dekontalar incelendiğinde; "... Ödenen" açıklaması ile ... tarihinde 25.000 TL; ... tarihinde 55.000 TL para çekildiği ... tarihinde açıklamasız 15.000 TL çekildiği görülmüştür. Taraflar arasında imzalanan ... tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde proje mühendisliği ücretinin ödeme tarihinin her ayın ilk iş günü olarak belirtildiği görülmüş olunup davalı yapılan ödemelerin ücret ödemesi olduğunu ispat etmek durumundadır. İstinaf olunan kararda belirtilen gerekçeye göre ve özellikle karara karşı yalnızca davacı tarafça istinaf yasa yoluna baş vurulmuş olunmasına davacının eldeki davada müdür olarak görev yaptığı... - ... tarihleri arasındaki ücretini talep etmiş olmasına davacı tarafça aylık 10.000 TL alındığının iddia edilmiş olunmasına, dinlenen davacı tanıklarının davacının iddialarını doğrulamasına, davalı tarafça sunulan makbuzların tarihleri dikkate alındığında davacının şirket müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin olduklarının anlaşılmasına, makbuzlarda davacı tarafça çekilen paraların müdürlük ücretine ilişkin olduğu hususunda kayıt bulunmamasına, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen brüt ücret üzerinden yapılan hesaplamalara göre yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 16/07/2026 tarih ve 2025/816 E - 2026/702 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/10/2026
Emsal Karar Arama
Kayseri BAM 6. HD, E. 2026/2243, K. 2026/2056, T. 21.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.