T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/173 - 2026/1314
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/173 (ESASTAN RET)
KARAR NO : 2026/1314
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2023
ESAS-KARAR NO : 2023/231 E - 2023/675 K
.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 12/10/2026
YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davacı yanca davalıya ürün satışı gerçekleştirildiğini, söz konusu ürünlerin teslim edildiğini ve fatura düzenlendiğini, ancak faturalarda yazılı tutarın ödenmediğini, bunun üzerine faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/77831 Esas (Kapatılan Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2023/770 Esas) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığını, ancak davacı şirketin sipariş formlarında yer alan ürünlerin bedellerini rayiçten yüksek belirlediğini ve bu tutar üzerinden fatura düzenlediğini, dolayısıyla sözleşmedeki icap ve kabul beyanlarının birbirini tutmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın ticari satım sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nedenle TBK'nun 89. maddesi gözetildiğinde yetki itirazına yönelik savunmanın reddinin gerektiği, diğer yandan davacı tarafça düzenlenen 10/01/2023 tarihli 115.064,75 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların BA-BS bildiriminde bulunmadığı, takibe konu fatura içeriğindeki malların kısım kısım davalı şirket çalışanlarına teslim edildiğine ilişkin irsaliyelerin bulunduğu, bununla birlikte teslim tutanağında adı yazılı kişilerin davalı şirket çalışanı olup olmadığının tespiti amacıyla yapılan araştırma doğrultusunda SGK'dan gelen yazıda irsaliyede ismi olan ilgililerin davalı şirket çalışanı konumunda bulunduğunun belirlendiği, kaldı ki aksi yönde bir savunmanın da olmadığı, yargılama aşamasında davalının fatura içeriklerinin sipariş formuna ve rayice uygunluk içermediği yönünde savunma yaptığı, ne var ki, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere takibe konu faturanın davalı yana teslim edildiği, davalı şirketçe ise sadece üzerine "red" şerhi işlenerek faturanın bir örneğinin bilirkişiye ibraz edildiği, ancak ürünlerin teslim alındığı tarihten itibaren sekiz (8) günlük yasal süresi içinde fatura içeriğine itiraz edilerek iade faturası düzenlendiğine ya da fatura içeriğindeki ürünlerin iade edildiğine ilişkin bir savunmanın ve delilin dosya içerisine sunulmadığı, bu hali ile fatura münderecatının kesinleştiği, dolayısıyla davalı yanın fatura bedelinin ispatlanması gerektiğine ilişkin açıklamasına itibar edilemeyeceği, ayrıca alacağın likit nitelikte bulunduğu, bu itibarla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, taraflar arasında sözlü anlaşma yapıldığını, davacı şirketin takibe konu ettiği ürün bedellerinin faturalarda farklı gösterildiğini, bu nedenle müvekkil şirkete yöneltilen icabın kabul edilmediğini, toplu miktarda gerçekleştirilen ticari alım satım ilişkisinde birim fiyatlar üzerinden indirime gidildiği hususu dikkate alınarak faturaya konu ürünlerin alım satım tarihindeki piyasa değerinin araştırılması gerektiğini, diğer yandan faturaya dayalı itirazın iptali veya alacak davasında borçlu olarak gösterilen kişinin akdi ilişkiyi açıkça kabul etmediği durumlarda taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğunu ispat külfetinin faturayı düzenleyen alacaklıya ait olduğunu, delillerin değerlendirilmediğini, müvekkil şirketin teslim edilen ürünlerin sipariş formunda sayılan fiyatlarla faturalandırıldığı düşüncesiyle ürünleri aldığını, buna karşın ürünlerin fiyatlarının sipariş formuna uygun olmadığının belirlenmesi nedeniyle davacı şirkete ihtarname gönderilerek ürünlerin geri alınmasının istenildiğini, faturaya konu ürünlerin birim fiyatları konusunda uyuşmazlık bulunması durumunda faturayı tanzim eden satıcının malın değerinin faturada yazılı tutar olduğunu kanıtlaması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının, takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, düzenlenen fatura bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/77831 Esas (Kapatılan Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2023/770 Esas) sayılı dosyası ile; 17/01/2023 tarihinde davacı tarafından, davalı şirket aleyhine, fatura alacağına dayalı 115.064,75 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu içeriğine, diğer yandan davalı şirketçe sunulan üzerinde "Red" ibaresi yazılı e-faturanın iade faturası olarak kabulünün mümkün bulunmamasına, bu itibarla ürünlerin teslim alındığı tarihten itibaren 8 günlük yasal süresi içinde fatura içeriğine itiraz edildiğinin ya da fatura içeriğindeki ürünlerin iade edildiğinin ispatlanamadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.860,07 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.965,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.895,05 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 12/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan .
e-imzalıdır
Üye .
e-imzalıdır
Üye .
e-imzalıdır
Katip .
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Emsal Karar Arama
Ankara BAM Bam 22. HD, E. 2024/173, K. 2026/1314, T. 12.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.