T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/938 - 2026/1717
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : 2022/938
KARAR NO : 2026/1717
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 18/02/2022
ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/288E., 2022/137K.
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : 15/10/2026
YAZIM TARİHİ : 15/10/2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin ... genel müdürlüğünde 25.09.2018 günü rahatsızlanması nedeniyle kurumun sağlık birimine başvurduğunu, enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. ... tarafından muayene edilmesi üzerine konulan teşhise mukabil uygulanan enjeksiyon neticesinde %99 oranında ömür boyu sakatlık - daimi bakıcıya muhtaç yatağa mahkum kaldığını, tıbbi uygulama ve hekim hatasının bulunduğunu, davalı yanın sigortalısı bulunan doktorun hatasından kaynaklı malul kaldığını ileri sürerek; iş gücü kaybı için şimdilik 50,00 TL, bakıcı gideri için 50,00 TL olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir .
Davalı vekili özetle: Öncelikle huzurdaki davanın idari yargıda idare aleyhine açılması gerektiğini, davanın doğrudan sigorta şirketine yöneltilmesinin savunma hakkını kısıtladığını, sadece poliçe koşullarının yeterli sonuca ulaşılamayacağını, davalının yerleşim yerinden dolayı yetki itirazının bulunduğunu, müvekkilinin maluliyetin oluşumunda kusurunun bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "... davacı ...’de tüm vücut fonksiyonlarında % 99 kayıp oranı ile engellilik haline sebebinin Tedavisi için kas içine enjekte edilen ... ilacına karşı gelişen, önlenemez ve öngörülemez bir klinik durum olan anafilaktik reaksiyon sonucu meydana geldiği, yapılan ilaca bağlı anafilaktik reaksiyonun, ilacın yapılış şekli ve yapılma miktarıyla ilgisinin olmadığına, sağlık personelinin enjeksiyondan önce hastada herhangi bir allerji olup olmadığı hususunu sorgulama ile alacağı bilgiler haricinde bilemeyeceğini, bunun yanı sıra öncesinde hiçbir allerjisi olmayan kişilerde de anaflaksi gelişebileceği bilinmekle; Çocukluk çağı hastalığı ve uygulanan penisilin tedavisine dair öykünün, allerjiye yönelik sorgulama dahilinde öğrenilerek kayıt altına alındığı, yaşanılan olayda, görevli hekim ve diğer sağlık personeline atfedilecek kusur veya ihmal bulunmadığı alınan her iki bilirkişi raporundan da anlaşılmakla davanın reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince hükme esas alınan rapor ve rapor doğrultusunda verilen hükmün isabetli olmadığı, dosyada alınan son raporunda rapordaki itirazlarını karşılar mahiyette olmadığı, mağdur-malul müvekkili ...'in, kendisine uygulanacak tedavi ve yapılacak enjeksiyon ile ilgili alerjisi olup - olmadığı ile ilgili olarak bilgilendirilmediği, bu hususa dair yazılı bir onam ve bilgilendirmenin de bulunmadığı, aydınlatmanın bizzat hekim tarafından yapılması gerektiğini, dolayısı ile mağdur – müvekkilinin gelişen ilaç alerjisi neticesinde tezahür eden maluliyeti nedeni ile hekimin – hekimin Zorunlu Mesuliyet Sigortası Sağlık Müessesinin sorumlu olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava,"Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi" uyarınca tazminat taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026
Başkan Üye Üye Katip
Emsal Karar Arama
Ankara BAM 23. HD, E. 2022/938, K. 2026/1717, T. 15.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.