T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/647 Esas
KARAR NO : 2026/654
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2024
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kıymetli gayrimenkul mal varlıkları davalınında içinde bulunduğu dokuz kişi tarafından hile ile mal varlığı ele geçirildiğini, Şüpheliler içerisinde müvekkilinin avukatının da olduğu 2022 senesinin sonuna kadar sürekli oyalanarak gerçeği öğrenmesinin engellendiği, müvekkilinin durumu anladığında 16.02.2023 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği şikayet dilekçesi ile davalı ve diğer şüpheliler hakkında sahtecilik ve nitelikli, dolandırıcılıktan soruşturmasının yapıldığını, cezalandırılmalarının talep edildiğini, Savcılık dilekçesinde sekiz madde halinde icra dosya numaraları verilerek bu dosyalardaki senetler üzerinde müvekkiline ait olup olmadığı yönünde yazı rakam ve imza incelemesi yapılması tarafından istendiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müvekkilinin imza yazı rakam örnekleri alındığını ancak kaybedildiğini, Bunun üzerine ikinci kez ... Cumhuriyet Başsavcılığınca tekrar imza rakam ve yazı örneklerinin aldığını, v...l Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, ...Cumhuriyet Başsavcılığınca icra dosyalarından getirtilen aralarında işbu davanın konusu olan .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... E. sayılı icra dosyasının dayanağı olan 25.02.2014 düzenleme tarihli 03.06.2014 ödeme tarihli senette bilirkişiye gönderildiğini, 15.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye giden bu davanın konusu olan ... bankaya ait senette dahil tamamı sahte çıktığını, senetler üzerindeki yazı, rakam ve imzalarının tamamının müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edilmediğini, davalı ... ... Cumhuriyet Başsavcılığına verdikleri şikayet dilekçesinde şüpheliler arasında olduğunu, hile ile müvekkilinin mal varlığını elinden alan organize şekilde hareket eden ekibin başı aynı zamanda müvekkilinin avukatı olan Av. ...'ın kardeşi olduğunu, müvekkilinin yazı ve imzası taklit edilerek oluşturulan sahte senetler ile başlatılan icra takibindeki alacağı ... bankadan temlik alan davalı icra dosyasındaki yıllardır alacaklı konumundaki kişi olduğunu, müvekkilinin kıymetli mal varlıklarını ele geçiren şüphelilerin bununla da yetinmeyip müvekkilinin imzalarını taklit ederek senetler düzenlediğini, müvekkilini borçlandırdıklarını müvekkilinin elinde kalan son iki mal varlığının da üstüne haciz konulduğunu, hayatını idame ettirdiği kira gelirinin üzerine işbu dava konusu icra takibi üzerinden hacizler koyarak kiraları da uzun zamandır sahte senetle bilerek tahsil ettiklerini, işbu nenelerle hak arama özgürlüğünün elinden alınmaması için yargılama harç ve masraflarından muaf tutulması için adli yardımdan yararlanmasını talep etmekteyiz. arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, bu nedenlerle, öncelikle davaya konu olan sahteliği anlaşılan senet nedeniyle ....İcra Müdürlüğünün 2014/... E. sayılı icra takibinin telafisi imkansız sonuçlar doğurmaması için icra takibinin nihai karar kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasını ve senet üzerindeki yazı, rakam ve imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğinden sahte senet nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın tüm iddiaları hayatın olağan akışıyla açıklanamayacak kadar gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle huzurdaki davada ve şikayetçi olduğu soruşturma dosyasında 2014 yılı içerisinde yaşamış olduğunu iddia ettiği ekonomik kriz dolayısıyla yaptığı işlemlerin sonuçlarını müvekkiline ve üçüncü şahıslara bağlayan ifadelerin kabulünün mümkün olmadığını, huzurdaki davada diğer dosyalarında da davacı taraf hata, hile hükümlerine dayanmış olduğu, oğlu ... ile aralarındaki hususları üçüncü şahıslara yansıtarak iftiralarda bulunduğunu, üçüncü şahıs olan müvekkilinin davacı ve ... arasındaki hususları bilmesi mümkün olmadığını, hiç kimsenin davacıyı oğlu ile ortak olmaya zorlamadığını, ...'nın davacının oğlu olduğunu, onunla ortak olması, ona kefil olması tamamen kendi iradesi ve isteğiyle olduğunu, ...'nın ticaretinde zarar etmiş olması da hiç kimsenin sorumluluğunda olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu, davacının huzurdaki dosyada haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin parasını ödeyerek temlik aldığı bir dosyada imzaların kime ait olduğunu bilmesi mümkün olmadığını, imzaların ...'a ait çıkmaması halinde asıl zarara uğrayacak kişinin müvekkili olduğunu, davacının varlıklı, birçok şirkette ortak ve sosyal çevresi olan biri olduğunu, başka mahkemelere verdiği dilekçeleriyle çelişkili iddialarda bulunduğu, dolayısıyla gerekli incelemelerin yapılarak davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacının adli yardım talebi mahkememizce red edilmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, davalının cevabının süresinde olmadığını, senetteki imzasının sahte olduğunu ileri sürmüştür.
Davalıya yapılan dava dilekçesi tebliğinin yapılamadığı gerekçesiyle iade edildiği, buna göre davalının cevap dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacının ihtiyati tedbir talebi mahkememizce red edilmiş ise de, istinaf üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılması üzerine bu kez teminat karşılığında talebi kabul edilmiştir.
İcra takip dosya örneği celbedilip incelenmiştir.
Yapılan incelemede, takip dayanaığı senet bilgilerinin dava dilekçesinhde hatalı yazıldığı anlaşılmış, senedin keşidecisi ... İm. Nak. Paz. San. Ve Tic. Ltd. Şti olduğu, kefil olarak davacının oğlu olduğu anlaşılan Yıldırım ... ile davacı ... olduğu, lehtarın ... A.Ş olduğu, senet miktarının 1.800.000,00TL, düzenleme tarihi 25/02/2014, vade tarihi 03/06/2014 olduğu anlaşılmıştır.
... bankanın, 02/11/2015 tarihinde icra alacağını davalıya temlik ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu fizik ihtisas kurumundan alınan raporda özetle ; "İnceleme konusu senette ... adına atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'ın eli ürünü olduğunu" bildirmiştir.
İtiraz üzerine imza incelemesi bilirkişi heyetine yaptırılmıştır.
Mahkememizce seçilen 3 kişilik grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda özetle; "İnceleme konusu senet aslı ön yüzündeki kefil bölümünde “...” ismine atfen atılmış imzanın davacı ...'in eli ürünü olduğu" bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, bir adet senetteki davacı adına atılı avalist imzasının sahte olduğundan bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.
Adli Tıp Kurumu fizik ihtisas dairesinden ve ayrıca bir bilirkişi heyetinden alınan raporlardan, inkar edilen senetteki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça inkar edilen senedin ... lehine düzenlenmiş ve icraya konu edilmiş bir senet olduğu, bankanın alacağını davalıya temlik ettiği ve bunun üzerine davacının bu davayı açtığı, takip tarihinden 10 yıl sonra eldeki menfi tespit ve sahtecilik davası açılmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davanın ıspatlanamadığı ve reddi gerektiği, ayrıca tedbir nedeniyle davalının tazminata hak kazandığı ve %20 oranında tazminata hükmetmek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının, subuta ermediğinden REDDİNE,
2-Dava konusunun %20 oranında hesaplanan 360.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının derhal kaldırılmasına,
4-Alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın, davacı tarafça peşin yatırılan 427,60 TL ve 23.255,00TL harçtan mahsubu ile artan 22.950,60 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Yargılama nedeniyle davacının harcadığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
7-AAÜT gereğince hesaplanan 270.000,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Zorunlu arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/09/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/647, K. 2026/654, T. 16.09.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.