T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/1246 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2026/1294
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2026 Tarihli ara karar
ESAS-KARAR NO : 2026/456 E
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit davasında ihtiyati tedbir
KARAR TARİHİ : 05/10/2026
YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, takibe konu 30.000.000,00 TL bedelli senedin müteveffa alacaklı tarafından "koparma" yöntemiyle, bir kira sözleşmesinin imza kısmının kesilmesi suretiyle oluşturulduğunu, Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2026/34 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ile senedin fiziksel yapısının standart bono formuna uygun olmadığının, kenarlarının düzensiz ve tırtıklı olduğunun tespit edildiğini, ayrıca müteveffanın senedi adliye koridorunda teslim aldığına dair beyanlarının HTS kayıtları ile çürütüldüğünü, müteveffanın o tarihte adliye bölgesinde olmadığının bilimsel olarak kanıtlandığını, temel borç ilişkisinin bulunmadığını, taraflar arasında daha önce yapılan boşanma protokolü ile malvarlığının paylaşıldığını ve birbirlerini ibra ettiklerini, dolayısıyla senedin herhangi bir ticari veya şahsi borca dayanmadığını, davalıların bu durumu bilmelerine rağmen kötü niyetli olarak takibi sürdürdüklerini belirterek öncelikle takibin teminatsız olarak durdurulmasına, aksi kanaatte adli yardım kapsamında teminatın karşılanmasına, müvekkilinin söz konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve davalıların takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, HMK’nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir için şartların oluşmadığı, yaklaşık ispatın sağlanamadığı belirtilerek ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili;
Tedbir için aranan koşulların oluştuğu, yaklaşık ispatın sağlandığı, icra dosyasında satış talebinde bulunulduğu, tedbir kararı verilmemesinin müvekkili bakımından telafisi güç durumalara neden olacağı, HMK’nın 209 ve İİK 72/3. maddesi uyarınca takibin durdurulmasına ilişkin talebin reddi kararının doğru olmadığı, ayrıca Mahkemece talebin tümden reddi yerine hiç değil ise icra veznesine yatacak olan paranın ödenmemesine yönelik kararın düşünmediği bildirilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, öncelikle takibin durdurulmasına ya da icra veznesine yatacak olan paranın alacaklıya ödenmemesine şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle İİK'nun 72.maddesi uyarınca talepten sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönünde karar verilemeyecek olmasına göre ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi Dairemizden talep edilmişse de;
HMK'nun 357/1.maddesi gereğince;"Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. " hükmü yer almaktadır.
İstinaf incelemesi sırasında, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinde olduğu üzere inceleme sırasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz niteliğindeki geçici hukuki koruma kararlarının verilip verilemeyeceği konusunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, açık yasa hükümleri ile istinaf mahkemelerine tanınmayan bir görev ve yetkinin yorum yolu ile istinaf mahkemelerine verilmesi, verilecek kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması, bu taleplerin yeni delil ve vakalarla istinaf mahkemesinin karşı karşıya kalması sonucunu doğurması, işlerin büyük bir yoğunluğunun bu talepleri oluşturması halinde istinaf mahkemelerin asli fonksiyonunu icra edemeyeceği, istinaf mahkemelerinin ilk derece mahkemesi olarak gördüğü davanın bulunmaması, acil hukuki korumaların daha çok ilk derece yargılaması yapan mahkemelerce daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabileceği ve ülkemizde dar anlamda istinaf ilkesinin benimsendiği, bu mahkemelerin hüküm değil denetim mahkemeleri olduğu gözönünde bulundurulduğunda bu tür taleplerin doğrudan istinaf mahkemelerinde ileri sürülemeyeceği kanaatine varılmış olmakla, ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafın adli yardım talebi ilk derece mahkenmesince kabul edildiğinden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,
HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 05/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, E. 2026/1246, K. 2026/1294, T. 05.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.